Hüseyin Koç

Tarih: 05.03.2026 16:27

CHP’LİLERİN GAZETECİLERE SALDIRI SİYASETİ

Facebook Twitter Linked-in

Esenler Belediye Meclisi’nin Mart ayı toplantısı öncesinde yaşanan tablo, muhalefet adına ibretlik bir görüntü ortaya koydu.

CHP’li bazı meclis üyeleri grup odasında İlçe Başkanı Dede Kemal Şahin ile bir araya geliyor. İnsan ister istemez soruyor:
Esenler’in sorunları mı konuşuldu? İşsizlik mi gündeme geldi? Kentsel dönüşüm mü tartışıldı? Altyapı mı konuşuldu?

Hayır.

İddialara göre grup odasında Gürsel Tekin’in kırıntıları, emek ve emekçi düşmanları, Soros’un çocukları kafa kafaya vermiş; konuşulan tek şey gazeteciler olmuş.

Yani Esenler’de hiçbir sorun kalmamış gibi, bazı siyasetçiler bütün enerjisini gazetecilerle uğraşmaya ayırmış.

Belli ki gerçekler bazılarını rahatsız ediyor.

Ama şunu herkes iyi bilsin:

Gazeteci sizin emir eriniz değildir.

Gazeteci gördüğünü yazar.
Yanlışı da yazar, doğruyu da.

Eğer yaptığınız işler doğruysa korkacak ne var?

Buyurun hodri meydan!

Kameralar önünde konuşalım.
Belgeleri ortaya koyalım.
Halk karar versin.

Ama mesele tam da burada başlıyor.

Çünkü bazıları eleştiriye alışık değil.
Çünkü bazıları hesap vermeye alışık değil.

Bir de meclisin devamsızlık rekortmenleri var.

Meclise gelmeyi bile lütuf sayan, halkın oylarıyla aldığı koltuğu adeta kişisel konfor alanına çevirenler…

Bunların başında gelen isimlerden biri de CHP’li meclis üyesi Abuzer Yerlikaya.

Mecliste yoklar.
Gündemde yoklar.
Sorunlarda yoklar.

Ama konu gazeteci eleştirmeye gelince bir anda ortaya çıkıyorlar.

Bu siyaset değildir.

Bu düpedüz siyasi sorumsuzluktur.

Dahası da var.

CHP listesinden meclise girip sonra müteahhitlik peşinde koşanlar

Koltuğu halk için değil kişisel ticaret takibi için kullananlar

Bir yandan muhalefet rolü oynayıp diğer yandan iktidar kapısında dolaşanlar…

Fırsat bulunca yalakalık yarışına girenler

Esenler’de siyaset bu kadar ucuzlatılamaz.

Gazeteci eleştirir.
Gazeteci sorgular.
Gazeteci yanlış gördüğünü yazar.

Çünkü gazetecilik demokratik toplumlarda dördüncü denetim gücüdür.

Biz gazeteciler; hiçbir grubun emir eri olmadan, hiçbir çıkar ilişkisine boyun eğmeden gerçekleri yazmaya devam ederiz.

Şimdi soruyoruz:

Siz o koltuklarda halk adına mı oturuyorsunuz,
yoksa bir grubun çıkarını korumak için mi?

Eğer gerçekten halk için oradaysanız;

Neden halkın sorunlarını konuşmuyorsunuz?

Neden gündeminiz işsizlik değil?
Neden gündeminiz kentsel dönüşüm değil?
Neden gündeminiz altyapı değil?

Neden bütün enerjinizi gazetecilerle kavga etmeye harcıyorsunuz?

Belediye meclisi ciddiyet ister.
Hazırlık ister.
Devamlılık ister.

Yoksa siz meclis toplantılarına sunulan kokteyl tabaklarını tırtıklamak için mi geliyorsunuz?

Esenler halkı her şeyi görüyor.

Gazeteciyi susturmaya çalışanların niyeti de görülüyor.

Ve bilin ki;

Gerçekleri yazan kalemler sizin sandığınız kadar zayıf değildir.

Çünkü o kalemlerin arkasında
hakikat vardır.
Halkın vicdanı vardır.


 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —