HELALLİK ALMADAN MI GİDECEKSİNİZ?
Bir gariptir yaşam, bir acayiptir hayat. Bazen isyan edip canımızdan bezeriz, bazen de hayatı sever, yaşama kıyısından köşesinden tutunup iyi ki doğmuşuz deriz. Bizi hayata bağlayan değerlere sırtımızı dönmemeye çalışırız. Doğumla ölüm arası uzun görünse de çok kısa. Göz açıp kapama arasında savrulup gideriz dünyadan. Ölenin ardından takdiri ilahi deyip duacı oluruz. Kimileri gibi timsah gözyaşları dökmeden yürekten hissederiz tüm acıları. Yüreğimiz kavrularak onları yad ederiz onlara yakışır şekilde.
İnsan olmanın gereği üstümüze düşen ne görev varsa uzak yakın değerlendirmeden, herkesi bizden ve içimizden sayarak, anıları ve yaşanmışlıkları sahiplenir ve geride kalanları kucaklarız sımsıcak.
Doğaldır ki bu yolda yürümek ve bu yolun yolcusu olmak yürek ister cesaret ister. Mirasyedi olmadan emek üreterek, acıyı yürekten paylaşarak anmaktan asla çekinmeyerek bu güne taşırız tüm taşkın yürekleri.
22 Mayıs 2011, günlerden Pazar. Esenleri Esenler yapanlardan, sevgiyi kardeşliği birlikte yaşamayı savunan ve öğretenlerden, büyük insan İsmet Taşkın’ın kabri başındaydık. Ölümünün 19. Yılında eksiklere rağmen onu içtenlikle andık. Onu anmak istemeyenleri anlarız elbette. Tanımadıklarından bilmediklerinden bu törene katılmamışlar çıkacaktır muhakkak. Ancak onun kurduğu kurumların başında olanları, onu tanıyanları affetmek bize düşmez ama bir yanlış var ortada. Hem de büyük bir yanlış ve ahde vefasızlık örneği.
Taşkın’ın kurumsallaştırdığı değerler vasıtasıyla kazandığınız paralar ve itibar yarın sizi yalnızlaştırınca anlarsınız bu cümleleri. Zaten yaşamınızın her evresinde bu imkanları kullanarak merdivenleri çıktınız. Geldiğiniz makam ve mevkiiye yakışan tavır ve tutum içinde olmayışınız bizim yüreklerimizi acıtıyor. Sizlerin mutlu olduğunuzdan da açıkçası şüphemiz var. Bari senede bir gün olsun yanına uğrayın da kendinizi Taşkın’a affettirin. Bize kalsa sizi affetmeyeceğiz ama o büyük insan sizi belki affeder.
Riyadan, kirlenmişlikten, çıkarcılıktan, çirkinlikten ancak bu şekilde kendinizi kurtarabilirsiniz. Taşkın ebedi istirahatgahında sizi bekliyor birazcık olsun akıl vermek için. Şayet o yüce insan o kurumları kurmasaydı siz bu günkü siz olamayacaktınız. Bizden hatırlatması. Toplum adamı olmak öyle kolay bir iş değil. Koltuklara oturmakla toplum insanı olunamaz ve sosyalleşilemez. Buna en çarpıcı örnekler sizlersiniz.
O değerli insanın üzerinizde çok hakkı var. Gidip helallik isteyin ki öbür dünyada burada olduğu gibi rahat edesiniz. Yoksa sizi kimse kurtaramayacak. O zaman vay benim halime dediğinizde bakalım dost bulabilecek misiniz?
Rahat uyu İsmet Taşkın…
