Memleketin Tezvirat Manzaraları
Nasıl isyan etmeyelim, bu halk size nasıl beddua etmesin. Geldiniz fırtına gibi, güya çıkarttınız gömleğinizi. Yalandan yeminler ettiniz ettirdiniz çalmayacağız, çaldırmayacağız, fakir fukaranın hakkını yemeyeceğiz yedirmeyeceğiz, ülkenin geleceğini koruyup kollayacağız diye. Ama!
Bugün yoksulluk sınırında yaşayanlar, emekli maaşı ile geçinmeye çalışanlar, tarlada fabrikada karın tokluğuna çalışanlar siz ve sizin gibilere beddua etmesin de kime beddua etsin. Yığınları kandırdınız, aldınız yarınlarımızı hem de din, iman diyerek. Kutsal mabetlerde Allah Allah zikirler ederek. Allah’la kandırdınız yoksul halk kesimlerini. Halen daha halkın huzuruna çıkıyor martaval anlatıyorsunuz.
Siz olmaz olsaydınız! Siz olmasaydınız; Emeklinin maaşı, işçinin köleliği, esnafın durumu dibe vurmayacağı gibi, ülkenin ve Cumhuriyetin kazanımları da yemin olsun ki zedelenmeyecekti. Kurdunuz bir koalisyon, bölüşemediniz bir türlü ve halkın kursağına girecek lokmaları, haram ile helali ayırmadan Allaha sığınarak abdestli abdestli götürdünüz. Allah’tan korkunuz olmadığı gibi kullardan da utanmadınız.
Çok zaman elimiz ayağımız titreyerek yazmaya kalkıştık, bıraksaydınız özgürce yazmamızı belki de bu durumlar olmayacaktı. Başınıza bu belalar gelmeyecekti. Aldınız mazlumun ahını çıkıyor aheste aheste. Savcı bey çok iyi işler yaptı diyemeyeceğim, önceden yaptıkları ortada, kuşkularımız var.
Bakınız bizler onurumuzla gezide bu talana dur derken, gazlanıp coplanıp ve gözaltına alınırken, binlerce insanımız uzuvlarını kayıp eterken, gencecik Fidanlarımız toprağa düşerken sizlerin çocukları ne kadar marifetliymiş Dünya âlem gördü. Sizin çocuklar inanınki saman altından su yürütme rekoru kırdılar. Bakınız bu savcı bir dönem çok acımasızca kararlar verirken bravo diyordunuz. Nicelerine Savcının takındığı tavır, sözde adalet! Çoğu aydının ömürlerinin kısalmasına neden olmadı mı?
Dış güçler, paralel Devlet diyerek bu işten sıyrılmaya çalışmayınız, sıyrılamazsınız. Şayet doğruysa ayakkabı kutularına paraları zula yapanlarla sizin çocuklarınız neden ayni fotoğraf karelerinde bir arada görüldüler. O zaman sizler savcıların rahat çalışması için neden gereğini yapmıyorsunuz? Bir kere balık baştan kokmuş. Sayıştay raporları nerede?
İddialar doğruysa Türkiye tarihinin en büyük yolsuzluk, rüşvet ve kara para aklama davalarından birine şahit oluyoruz. İsnat edilen suçlar vahim ve işin ucu alenen kabineye dayanıyor.
Kesin bir şey söylemek güç, yargı sürecini dikkatle takip edeceğiz. Memleketin ahvali şu: Hükümet şaşkın, sessiz ve de asabi. Birkaç küçük açıklama ile meseleyi geçiştirmek olmaz. Zannım o ki şu an strateji belirliyorlar. Cemaat basını, soruşturmayı detaylı ve itidalli bir şekilde izliyor. Yorum yapmaktan öte bağımsız “habercilik diliyle” yaklaşıyorlar gibi.
Sol ve diğer muhalif cepheyi anlatmaya gerek yok: Tüm detaylar verilip analiz ediliyor. Hükümet medyası tezvirata başladı: Beklendiği gibi soruşturmayı tek bir ağızdan “seçim ayarlı operasyon” olarak gördüler. Tam ve hazır kıta “operasyon” manşetleri ve yorumları kullandı.
Ortada bir dava (iddia) var. Özetle yolsuzluk, rüşvet ve kara para aklama davası ve yandaş sayıklaması. Durumları fıkralık…
Halkın bir kesimi ise bu fıkralıkların dümen suyuna dalmış, derin bir uykuda oldukları herkesin malumu.
