KADINSIZ DEMOKRASİ OLMAZ
Tunus'ta başlayıp, Libya, Mısır ve Yemen'de devam eden ''Arap Baharı'nda Arap halklarına demokrasi ve özgürlük sözü verildi.
Batılı emperyalist güçler, bu safsatayı güçlü medya kanallarıyla empoze ederek halkı inandırmaya çalıştılar. Fakat bir Allahın kulu kalkıpta kadınlar bunun neresinde sorusunu sormadılar. Ya da bu ''Arap Baharıyla'' gelecek özgürlük ve demokrasiden kadınlar ne kadar yararlanacak demediler. Sonuçta ''Arap Baharıyla'' Tunus, Mısır ve Yemen'de iktidarlar değişti. Libya’da ise iktidar NATO'nun işgaliyle İslamcılara verildi.
Peki ne oldu?Ya da ne değişti?Bu ''değişimin'' hiç bir sürecinde kadının adı dahi yok.
Tunus'ta,İslamcı Nahda'nın iktidara gelmesiyle tüm ılımlı,yumuşak,uyumlu yada radikal İslamcı gruplar birleşerek kadına yönelik düşmanca tavır almaya başladılar.Kadınların özgürlüklerini kısıtlayacak her türlü yasaları çıkardılar.Dahası;şeyhlerin fetvalarıyla Suriye'de savaşan ''mücahitlerin'' cinsel ihtiyaçlarını karşılamak için binlerce Tunus'lu genç kızı bu ülkeye gönderdiler.Tunus İçişleri bakanı Ciddo'nun açıklamasına göre;bu kızlar 20-30-ya da 100 erkekle yattıktan sonra,hamile olarak ülkelerine döndüler.
Libya'da her ne kadar böyle bir durum yoksa da,Kaddafi'nin kadınlara tanıdığı haklar bir bir ellerinden alınıyor.
Kızların 8-10 yaşlarında evlendirildiği Yemen'de ise, kadınların yaşamı bir cehennemden farksız.Hamile kadınların %80 ise hiç doktora gitmediği ve ebeler tarafından doğurtulduğu bu ülkede,bırakın kadın haklarını,kadının adı dahi yok.Müslüman kardeşler ve diğer İslamcı gruplar,kadının sokağa çıkmasını bile yasakladılar.Çıkanlarında mutlaka çarşaflı,yada hiç bir yerinin görünmemesi zorunlu kılındı.
Mısır'da da durum pek farklı değil.Bunun en somut örneği,ölen bir kadınla 6 saat içinde cinsel ilşki yaşanabilir olması.Bu örnekleri çoğaltmak mümkün.
Emperyalizm özellikle ortadoğuda ''demokrasi ve özgürlük'' safsatasıyla halkları bir birine kırdırmak için elinden gelen her türlü senaryoyu hayata geçirmekten geri kalmıyor.Bugün bu coğrafyaya baktığımızda her taraf kan gölü.
Oysa Bizim anladığımız İslam böyle değil.Bizim İnanç anlayışımız,hoş görüdür,sevgidir,kardeşliktir.Din adına ''allahuakbar'' nidalarıyla,'' insan kesmek,demokrasi ve özgürlük'' yalanlarıyla,kardeş kanı akıtmak değildir.Demokrasi,özellikle kadına sosyal yaşam hakkını verebilmektir.O mücadelede aktif rol almaktır.Kadını ikinci sınıf vatandaş görmemektir.
''Arap Baharı'' emperyalizmin ortadoğuda yazmış olduğu kanlı bir senaryodur. Kadının olmadığı bir yaşam, çıkmaz bir sokakta kaybolmaktır. Ülkeleri güzelleştiren, kadının gece yarısı sokakta özgürce dolaşabilmesidir. Ülkeleri güzelleştiren, bir çocuğun gece sokakta tek başına gezen bir kadını, bir arkadaşı, bir dostu gibi görebilmesidir. Ülkeleri güzelleştiren bir insanın tek başına gezen bir kadını cinsel obje olarak görmemesidir.
Bu anlamda;''Arap Baharı'' kadınlara özgürlük getirmediği gibi, var olan haklarını da elinden alan bir emperyalist senaryodur.
Cihangir Öztürk admin
KADINSIZ DEMOKRASİ OLMAZ
KADINSIZ DEMOKRASİ OLMAZ
-
BIST 100
16193,56%0,17
-
DOLAR
44,09% 0,06
-
EURO
50,98% -0,01
-
GRAM ALTIN
7306,35% -0,40
-
Ç. ALTIN
11826,62% 0,00
- Perşembe 10.1 ° / 4.5 ° Güneşli
- Cuma 10 ° / 5.6 ° false
- Cumartesi 10.9 ° / 5.5 ° Güneşli
Trabzon
12.03.2026
- İMSAK 05:50
- GÜNEŞ 07:14
- ÖĞLE 13:19
- İKİNDİ 16:36
- AKŞAM 19:14
- YATSI 20:33


