ÖLÜMÜ ANLATAN BİR HARF SÖYLE
Harfler bazen öyle zorluk çeker ki, bir ölümün yüreklerde yarattığı depremi anlatmak için! Öyle ki, harflerle adeta savaşır durursun, en hafifinden nasıl anlatırım bu acıyı diye. İşin içinden çıkamaz, kıvrandıkça kıvranırsın. Yazdıklarını siler, tekrar tekrar paragraf yaparsın. Neresinden başlasan, harfler seni acının, gözyaşının olduğu yerlere sürükler. Yüreği acılarla yoğrulmuş bir anaya anlatamazsın iç dünyanda kopan fırtınaları. Ölümlerin senin yüreğinde açtığı ve telafisi mümkün olmayan yarayı anlatamazısın. Anlatamazssın ağlayan bir anaya ölümün bu kadar erken geldiğini.
Şu anda, tekrar tekrar paragraf yapıp, harflerle adeta savaşıp duruyorum. Öyle karmaşık duygular yaşıyorum ki; gencecik yaşlarında göz göre göre öldürülen gençlerin bizler için, ülkemin geleceği için, özgürlük, demokrasi için nasıl öldüklerini, hangi harfi bir araya getirsem de onlara minnet borcumu ödesem karmaşıklığı içindeyim.
Ahmet’i, Ali’yi, Mehmet’i, Ehem’i... hangi harf daha iyi anlatır söylerimsiniz? Aşk olsun size çocuk aşk olsun... Anaların yüreğimizi yangın yerine çeviren ağıtlarına ne demeli? Hangi harfi yan yana getir sekte Ahmet'in anasına el versek? Hangi mevsimin rüzgârını yolla sakta yüreğini serinletsek? Hangi tebessümü yolla sakta gülmeyi unutmazsa?
Günler ölüm haberleriyle geliyor. Ülkemin dört yanı toz duman. Esma için ağıtlar yakanlar, meydanların adlarını değiştirenler, Ahmet için, Ali için, Mehmet için, Ethem için... Nerdeler? Neden susar devletin yetkilileri? Neden ekranlara çıkıp,''suçluları er ya da geç mutlaka adalete teslim edilecektir'' demezler? Bu yurttaşlarımız neden göz göre göre öldürülüyor, neden? Neden susuyorsunuz? Hani analar ağlamasın diyordunuz! Bu ağlayanlar ana değil mi? Yoksa ellerinde silah olmadığı için mi susuyorsunuz? Bu ölen gençlerin suçu ne idi? Siz ana baba değilmisiniz? Sizin evlatlarınız yokmu? Dahası, vicdanınız yok mu? Geceleri başınızı yastığa koyarken, hiç mi yüreğiniz sızlamaz, hiç mi aklınıza gelmez bu anaların gözyaşları? Ağıtlarını, ağıtlarında ki acıyı duymaz mı kulaklarınız?
Yeter! Ülkemi kan gölüne çevirenler mutlaka adalete hesap vermeli. Ülkemde gencecik bedenleri hedef alarak gaz fişeği atanlar, adalet önünde mutlaka hesap vermeli. Eğer bu hesap verilmezse, geceleri vicdanınız sizi mahkûm edecektir. Çocuklarınızın yüzüne bakarken utandıracaktır.
Ülkemde bütün renkler, bütün sesler, bütün güzellikler nakış nakış işlensin. Barış güvercinleri uçsun gökyüzünde. Çocuklar, savaş kelimesini bilmesin. Çocuklar, renklerin uyum içinde güzellikler taşıdığını bilsin. Çocuklar,ormana baktığında,tek bir ağaç değil,bütün güzellikleri görsün.Bu zor değil!Yeter ki yüreğimizde İNSAN sevgisi olsun,gerisi barıştır.
