Son günlerde her yer toz duman. Ortadoğu kan gölü. Mursi askeri bir darbeyle gözaltında. Nefretin ekilen tohumları yıllar sonra, kardeş kardeşi vurmaya başlayarak kendini gösterdi.
Dün bir arada dostça yaşayan, akşamları bir çınar altında çay içen, bayramlarda bir birlerini ziyaret eden, kız alıp kız veren, aynı yolu, aynı toplu taşıma aracını kullanan halklar, bugün aynı coğrafyada gözünü kırpmadan palalarla tekbir getirerek adam kesiyor.
Ortadoğu neden bu hale geldi? Elbette başta Amerikan emperyalizmi olmak üzere, İngiltere, Almanya, Fransa vb ülkelerin paylaşım savaşı, bugünkü tabloyu ortaya çıkardı. Son süreçte Mısır emperyalizmin kurbanı oldu. Mursi devrildi. Hemde kendi atadığı asker tarafından. Elbetteki bu ''ihanetinin'' akılcı bir açıklaması olmalı. Bunu şudur diye açıklamak etik olarak doğru olmaz. Fakat emperyalizmin bir umut olarak getirdiği Mursi; efendilerinin politik çıkarlarının dışına çıkmakta ısrar etti. Mesala fetvalarla toplumsal yaşamı dizayn etmeye çalıştı.''Kadınların salatalık, muz almasını yasaklayıp, ölen eşle 8 saat içinde sevişilebileceğini, dokuz yaşındaki kız çocuğuyla evlenilebileceğini vs vs'' toplumsal yaşamın dokularına işlemeye başlaması,21.yy dünyasında emperyalistlerin anlatamayacağı uygulamalardı bunlar. Doğal olarak yerine Sisi' yi getirdi. Sisi emperyalist efendilerinin her talebini yerine getirmede kusur etmeyecektir.
Hal böyle olunca bunun dış dünyaya yansıması da olacaktı. Eee dış dünyaya yansırda biz dururmuyuz. Hemen meydanlara çıkıp Mursi'yi sahiplenip, demokrasi kahramanı ilan etmemiz gerek. Ettikte. Oysa demokrasi kahramanı ilan ettiğimiz Mursi, yukarıda da anlatmaya çalıştığım uygulamalarıyla,21.yy dünyasına pek uymuyor. Benim açımdan Mursi, demokrasi kahramanından öte, demokrasi, özgülük anlayışının olmadığı bir yönetimin uygulayıcısı.
Tabi bu kaosu iyi görmek lazım. Ülkemizde meydanlar bir anda Mursi taraftarlarıyla doldu, Daha da ileri giderek Devletin gözünün içine baka baka''Hilafet'' istediler Başbakan, sağ elinin başparmağını içeri alarak dört işareti yapıp, tabanına, Ortadoğu’daki sempatizanlarına sevgi mesajları Başbakan Sisi'ye ağzına ne geldiyse verdi veriştirdi. Ağzına sağlık.
Fakat gönül isterdi ki Ortadoğu’yu kan gölüne çeviren, başta Amerikan emperyalizmine ve onun yerli işbirlikçilerine gerekli eleştiriyi yapsaydı.
Gelelim bir anda dinci kesimin sembolü olan Rabia işaretinin anlamına! Nedir bu Rabia işaretinin anlamı? Bu işaret Arapçada dört demektir. Aynı zamanda; Muhammet Mursi, Nasır, Sedat ve Mübarek’ten sonra dördüncü C.Başkanıdır.(4.Cumhurbaşkanı Mersi’dir).Yani bizim Sn. Başbakanda Cumhurbaşkanı olarak Mursi'yi gördüğünü ifade ediyor.
İşin bir başka acı yanı da; Esenler Belediye Başkanı Sn. Göksu’nun Rabia ismini Cumhuriyet Meydanına vermek istemesi. Neden Esenler, özelliklede Cumhuriyet meydanı böyle bir uygulama merkezi olarak seçildi, bunu Sn. Göksu’nun açıklaması gerek. Madem isim değiştirmeyi düşündü, Esenler İlçemizde teröre karşı mücadele ederken Şehit düşen bir askerimizin ismini vermeyi neden akıl edemedi? Sonra bizim Cumhuriyet isminden bir rahtsızlığımız yok Sn. Göksu. Ama değiştireceğiniz ve yerine yazacağınız isim, bölgede ciddi anlamda ayrışmayı getirecektir. Bu ayrışma, kozmopolit bir yapıya sahip ilçemizde süreç içerisinde ciddi polemikler yaratacaktır.
Biz meydanımızın isminden memnunuz. Dediğim gibi bu sevdadan vazgeçin. Ad değiştirme Bahaneleriyle Cumhuriyetimizle hesaplaşmayın. Hesaplaşacaksanız bu ülkeye ihanet edenlerle hesaplaşın, yüreğimizi ortaya koyup yanınızda yer alalım. Bu meydana CUMHURİYET adı yakışır. Biz böyle bildik, herkeste böyle bilsin.
