At sahibine göre kişner…
Esenler ramazan ayına yeni meydanında girdi. Ramazan etkinliklerinin başlamasıyla alan doldu taştı. Bir kısım insanımız mutlu mu, mutlu… Bir kısım insanımız ise kurulacak iftar sofrasından bir tas çorba alabilmek hayali ile meydanda iftar saatinden önce yerini alarak bekleyip duruyor.
Ancak meydan iftarları seçmece ve kişiye özel olduğundan garip guruba ,fakir, fukara hani derler ya “Ölme eşeğim ölme yaz gelsin” misali bulduğunu da umduğunu da yiyemeyişinin burukluğu içinde bir yıl sonraki iftarları bekleyecek bu gidişle…
Meydan, meydan olalı bir çok şeye gebe oldu. Eşitlik ilkesi, hak, hukuk ve adalet bu meydana uğramadı… Bu gidişle uğrayacağı da yok… Bu Meydanda öyle işler yapılıyor öyle sözler söyleniyor ki sormayın gitsin. Bu sözler yenilir yutulur cinsten değil. AKP’li isen as pankartını çık kürsüye at havanı.
Belediye Başkanı meydanın büyüklüğünden olacak ki ayrıştırıcı ötekileştirici söylemleri ile kafalarda soru işareti bırakan sözler ediyor. Zannedersiniz Göksu değil,Tayyip konuşuyor. Ama ne konuşuyor sanki dışişleri bakanı, sanki ülkenin Başbakanı sanki siyasi bir partinin sözcüsü. Esenlerin Belediye Başkanı Olamadı bir türlü. Göksu, Esenler’den Çıktı yola, uzandı Mısıra, Suriye’ye, göz yaşı döktü, ağıtlar yaktı çok uzaklardakilere. Beddualar etti kendi yanı başında gezide direnen, demokrasi için mücadele edenlere, genç yaş da toprağa düşen bedenleri, kendi öz yurttaşlarını hatırlamadı bile.
Bunlara ramazan ayı bereketli sofraları yaradı, beslendiler, enerji aldılar. Hızını alamayanlar çıktılar kürsülere bağırdılar avazı çıktığı kadar “AKP’li olmayanlar bizden değildir onlara ne soframızda nede kürsümüzde yer yok”…
Kurmuşlar yandaşları olan gazetecilerine stant. Meclisin ağır ağabeylerinden çıkmış bu karar! Bir kısır döngüdür dönüyor fani dünya’da kalpler kastlaşmış, duygular körelmiş bir kere. Engellilerin yok sayıldığı, görmezden gelindiği bu meydanda Engellilerin;çaresizliğine çare olan Kaymakam gidiyor uzaklara.
Bunların ellerinde var bir terazi ölçüyorlar halkın günahını, sevabını, dinini, imanını. Kurmuşlar kendilerine göre bir düzen dönüyor çarklar, birbirine değmeden….
