BAK ŞU VEKİLLERE...
Mecliste dört partide ülkedeki sorunlara çözüm bulmak için kan revan içinde çalışmaktalar VAH VAH...Vekillerin halkın vekilleri olmadığını söylediğimizde tepki toplarız.Parti liderlerinin vekilleridirler bu son yapılanlar bariz ifadesi değil mi bu cümlenin...Ülkede on milyonu aşkın işsizin olduğu ortadayken vekillerin maharetine bakın siz.Meclise giden muhteremler bir anda kibir dünyasının aktörleri olup çıkıyorlar.Bu kadar yüzsüzlük,pişkinlik siyaset çarkının sefaletinin faş edilmesidir.Aslında kamuoyu olarak bunlara teşekkür etmeliyiz???Neden mi?Toplumun gözünün içine baka baka bu pervasızlığı sergilemeleri topluma bakışlarını ortaya koyuyor,da ondan.
Halkta tık yok.Sivil demokratik kurum ve kuruluşta tık yok.Solcularda tık yok.Sol adına hareket eden varlıkları tartışılması gereken oluşumların hali içler acısıdır.Yoksullar devletin resmi dilencileri değil de nedir...İşsizler ordusunda yaşanan travmalar felaket değil de nedir?Ülkemizdeki boşanmalar,kadın katliamları felaket değil de nedir?
Çöplerde ekmek arayanların son dönemlerde artıyor olması felaket değil de nedir?Sokaklarımızda sayısı her geçen gün artan madde bağımlıları çocuklarımızın hali felaket değil de nedir?Emeklilerin ömürlerinin son demlerinde banka faizleri altında perişanlıkları felaket değil de nedir?Tarıma giden mevsimlik işçilerin ailece çalışıyor olmalarına rağmen sefalet içinde yaşama mahkum edilişleri felaket değil de nedir?
Asgari ücrete %3,ile%6,arası zam yapılması Modern kölelik değil de nedir? Bunlara bir çok veri daha eklemek mümkün. İki bin on(2012)iki resmi işsiz ocak ayı itibarıyla iki milyon altı yüz altmış dört bin olduğu saptanmış.aynı ayın iki bin on üç(2013),ünde ise iki milyon sekiz yüz doksan bin olarak ortaya çıkıyor.Yani iki yüz yirmi altı bin kişi daha bu felaket kervanına yani işsizlere katılmış.Bu rakamlar devlet rakamları tabii...gerçekler ise farklı seyirlerde yol alır.Devlet istatistikleri gerçeği asla yansıtmazlar.Ülkemizde yığınların açlık sınırında yaşıyor olması bu vekillerin gündemlerinde olmaz.Neden olsun ki?
Ankara da sefahat içinde ülke hazinesi emirlerinde bir saat için ezeli rekabet içinde olanlar bir anda can ciğer kuzu sarması kesiliyorlar.Emekli vekillere yapılan zam üç milyoncuk canım nesi fazla ki.Beş binden sekiz bine çıkmış abartılacak ne var canım vatandaşlarım?Hem emekli hem de şu anda vekil olanlar ise on dört milyon üç yüz binden,on dokuz bin üç yüze çıkmış maaşları çekirdek parası canım vatandaşlarım?İki yıl vekillik yapan emekliler kervanına katılıyor.
Onlarca yıl alın teri dökerek zar zor emekli olan insana ve emeklilere hakaret değil de nedir bu Allah aşkına?Ülkede,öğrenciler otobüse binecek para bulamazken.emekliler geri kalan hayatları bankalarca rehin alınırken,Vekil efendiler aldıkları maaşları yetmiyormuş vah vah.Vekil danışmanları,da beş bine yakın maaş alırlar.vekil donanımı için üç kişi görevlendirilirken maliyetleri on bir milyonu buluyor.Millet vekilli,milletvekilliği yapması için aylık harcırahlar ve diğer giderlerle birlikte ülkemize,yani vatandaşa mal olan maliyetlerini varın düşünün sayın yurttaşlar...Diğer ülkelerde bir millet vekilli gayri safi milli hasıla ölçeğinde ne maaş alıyor ona bakalım.
Ülkemizde ekonomide depar yapan artışlarla övünüp duruyor hükümet.Oysa vatandaşların çoğu sefalet düzeyinde yaşıyorlar.Ülkemizde kişi başına düşen milli para on bin(10)dolar olduğu söylenir.Bu para da hesaplanırken yine entrika ve rakamlar havada uçuşur.Burjuvazinin,sermaye sınıfının parasını,da bizlere üleştirerek bu rakamlara varıyorlar.Yani dalga geçiyorlar...Bir vekil ayda 5 bin altı yüz dolara tekabül eden maaş alıyor.Yani yılda bir milletvekillinin eline altmış yedi bin iki yüz dolarcık giriyor.Bu sadece maaş.Gecesini gündüzüne katarak ülkeyi yönetenlerin halleri bu.
Çift emeklilik,harcırah,yan ödemeler,sosyal haklar.iki yıl vekil ol gerisi teferruat?Sadece bir ülke örnek vereceğim.İsviçre kişi başına milli geliri bu ülkenin altmış beş bin dolar.Peki vekil maaşı ne kadar dört bin iki yüz dolar.Şaka değil resmi rakamlar.Merak edenler buyursunlar İnternette baş vursunlar.Sadece maaş alıyorlar elin gavurları.Bu kadar zenginlik bizde olsa saygı değer vekillerimiz(PARDON)özür dilerim lider vekilleri neler yaparlar neler!Meclis denilen yerin temelli müdavimleri az değil.Meclis vekil aritmetiğine baktığımızda bir Çoğu bir kaç parti değiştirerek yerlerini koruyarak gelmişlerdir.Başta meclis başkanımız Cemil çiçek gelir.Parti liderlerinin bilgisi dahilinde yapılanların kamuoyu nezdinde öncesi de var.Vekiller halkın ruh halini gayet iyi biliyorlar.
Sokakta,evde,kahvede,emekliler parklarda,cepleri delik oluyormuş insan emekli olunca,Herkes galiz sözlerle yapılanları eleştirir.Emekli adayı olarak bir öneri sunuyorum devletime.Emekli olunca cepleri olmayan kıyafet yönetmeliği çıkarsın yüce meclisimiz.Nasıl olsa emekli olunca paraya ihtiyaç kalmıyor o halde cepsiz kıyafet neden olmasın ki?Günde ortalama iki işçinin öldüğü bir ülkede mecliste hasta haklarına dair yapılan yasa çalışmasında öncelik vekil maaşlarına aniden döndü...
Dört parti nasıl buluştu,taslağı görerek okuyarak nasıl imzaladılar,Nasıl olsa bir vekil diğer bir vekilli imzaya vekil tayin edebiliyor ya.Minareyi çalanın kılıfını önceden hazırlaması misali sayın ASİLLER.Bu konuda sendikalar ne işe yarar acaba.Adı sendika olan bu örgütlerin işi sadece basın açıklamaları okumak-mıdır acaba.Proleter,proleteri sömürür mü a dostlar.Evet sömürür dediğinizi duyar gibiyim.Aynen sesinize iştirak ediyorum.Sendika ağalığı,sendika patronluğu doğdu ne yazık ki ülkemizde.Bir kaç sendika yöneticisinin eşliğinde ehveni şer misali dostlar sendikacı görsün mealinde çıkıp basın metni okuyorlar o kadar.
Sendikacılık ülkemizde bireysel menfaat kapısına dönüştü.Hey tekstil çalışanları bir buçuk yıldır işten çıkartılmışlardır.Küçük bir çadırda direnen bu emekçiler yalnız bırakılmışlardır ortalık yerde.Hava işte çalışan üç yüz beş kişi işlerinden olmuşlardır.Bir kaç kişi mahkemeyi kazanarak işe dönüş kararına rağmen işe alınmamaktadırlar.Yetkililer işi üst mahkemelere taşıyarak işçilere göz dağı vermekteler.Grev hakkı anayasal bir hak olarak sadece kağıt üstünde yazılı kalıyor ülkemizde.
On iki eylül darbesi öncesi özlük hakları ve örgütlülük babında bu günden çok güçlü idiler sendikalar.iş veren temsilcisi olan Halit Narin on iki eylül büyük bir sevinçle karşılayarak şöyle demişti."Şimdiye kadar siz güldünüz,sıra bizde" diyerek işçiye emekçiye olan kinini kusmuştu. Parlamento kuruluşunda günümüze dek bir kaç istisna hariç daima liderlerin parlamentosundan öteye çıkmamıştır.Siyaset mekanizması başlı başına bir sektör haline gelmiştir.Bu sektörde yolsuzluk ülke gündeminde çıkmadı,çıkmayacaktır bu gidişle.İhaleye fesat karıştırma suçları on yılla varan cezalar verilebiliniyordu.
AKP ve CHP bir gecede anlaşarak cezaları af kapsamına soktular.İzmir dikili CHP’li belediye başkanı Osman Özgüven sekiz yıl dört kesinleşen cezası nedeniyle yurt dışına kaçmıştı.Dördüncü yargı paketiyle adeta bu suçlara af getirilerek ödüllendirildi.
Hava alanında yolsuzluğu kesinleşmiş bir insanın karşılanması ülke adına ne durumda olduğumuzun somut göstergesidir.AKP, ve diğer partiler geçmişten günümüze bu olayların içinde rant peşinde koşmuşlardır.Bu konuyu açmamın nedeni?Nasıl ki bir saate vekil maaşları için yasa hazırlanıp çıkartılıyorsa,aynı şekilde yolsuzluklar içinde bu partiler bir araya gelip ahbap çavuş olabiliyorlar.Bir halk layık olduğu şekliyle yönetilir.ünlü Fransız düşünür Montesguieu asırlar önce böyle demiş.Değişen ne var?
SAYIN ASİLLER.Emekliler,işçiler,kadınlar,öğrenciler bilumum ezilenler aynı şikayetlere devam,mı edeceğiz acaba???Biz yakınmaya,onlar resmi çalmaya devam edecekler gün ola harman ola...11/05/2013.


