Cihangir Öztürk admin


BARIŞ SÜRECİNDE KİM NET, KİM DEĞİL?

BARIŞ SÜRECİNDE KİM NET, KİM DEĞİL?


BARIŞ SÜRECİNDE KİM NET, KİM DEĞİL?

Türk halkı AKP yönetimi ve ona göbekten bağlı büyük medya tarafından tamamen hedef saptırılarak yönlendiriliyor.
Şöyle ki, bir “barış süreci” lafı ortaya atılarak Türkiye kamuoyunun kafası allak bullak edildi.

Barış denilince akan sular durur. Kim barışı istemez ki? Hele hele otuz yılı aşkın süreden beri ortada bir kan varsa… Hele hele bu ülkenin her karış toprağında yaşayan tüm kesimler bu çirkin savaştan bıkkınlık derecesinde nefret ediyorsa. Hele hele savaşın acısını hissettirmediği bir alan kalmamışsa. Kim barışa karşı olabilir ki?

Ancak, şu anda toplumun kafası oldukça karışık. Çünkü, Barış sürecini yürüten AKP hükümetine ve onun uyguladığı yönteme karşı toplumda çok ciddi kuşkular oluşmuştur.
Bu kuşkuların kaynağı şudur:

Birincisi, AKP daha önce HABUR’da sınıfta kaldı. Çok zamansız bir şekilde bir gurup teröristi Habur’da devlet töreni yaparcasına karşılayarak, devletin yargıçlarını, savcılarını oraya taşıyarak çok kötü bir sınav verdi.

İkincisi, çözüm sürecinde doğrudan doğruya sayın başbakanın olayı toplumdan gizlemeye, saklamaya çalışmasını toplumun görmeye başlaması. Örneğin, PKK ile devlet arasındaki görüşmeleri çok kesin bir dille yalanlayan, “ PKK ile görüştüğümüzü ispatlayamazsan şerefsizsin, müfterisin” diyen bir başbakanın şimdi “İmralı’ya yeni heyetlerin gitmesini” kendi ağzından açıklaması gibi çelişkili tutumunun toplumca daha fazla anlaşılması.
Bir diğer mesele, barış sürecinde öne çıkan aktivistlerin AKP ve PKK olması. Yani daha açık ifadeyle, AKP hükümetinin toplumun doğrudan doğruya terör örgütü lideriyle ve terör örgütünün dağdaki önder kadrolarıyla görüşmesini içine sindirememesi .
Yine bir başka kuşku da şudur: AKP’nin daha önce REFERANDUM sürecinde yaptığı katakulliyi (kandırmaca, yanıltmaca taktiğini) şimdi de “barış sürecinde” yapacağı kuşkusu toplumun aklını karıştırmaktadır.

Bildiğiniz gibi, AKP referandumda “12 Eylülcüleri yargılayacağız” diyerek solculardan bile oy almıştı. Ama tam tersi 12 Eylülcüler yargılanmadığı gibi, yeni diktatörler yaratan bir “yüksek yargı paketini” referandumdan geçirdiğini gören toplum şimdi AKP’nin BDP ile “barış süreci” adıyla aslında cumhuriyeti tamamen dönüştürmeyi hedefleyen “BAŞKANLIK SİSTEMİNİ” getirmeyi amaçladığına inanmaktadır.

Toplumu rahatsız eden bir başka konu da, AKP’nin, bu süreçte oy kaybetme korkusuyla muhalefeti tamamen olayın dışında tutma gayretinin artık toplum tarafından algılanmaya başlaması.
AKP bu süreçte sürekli olarak muhalefetin “kandan beslendiğini, barış istemediğini” söylemesine karşın, herkes şunu biliyor ki, CHP “YURTTA BARIŞ, DÜNYADA BARIŞ” diyen bir lider ve onun kurduğu bir parti olarak barışı belki de en fazla arzu eden partidir.
Öyleyse CHP neden sürecin dışında duruyor gibi gözüküyor?

Aslında CHP sorunun çözümü için defalarca “RAPOR” hazırlamış bir partidir. Yani CHP’nin çözüm önerisi aslında bellidir. Tam tersine çözüm sürecinde AKP’nin ne yapacağını bilen yoktur. AKP bu süreci “gizliliği” bahane ederek muğlak tutan taraftır. Oysaki medyaya bakarsanız CHP’nin tavrının belirsizliğinden bahsedilmekte ve bilinçli bir kafa karışıklığı yaratılmaktadır.
Çözüm sürecinde halkın kafasını karıştıran bir diğer etken de AKP’nin çözüm süreci diye getirdiği şeyin aslında kendi başkanlığına giden yolu açmaya dönük olmasına duyulan kuşkulardır.

Şunu söylemek istiyorum: “Barış Sürecinde” belirsiz olan aslında AKP ve BDP’dir. AKP ve BDP ne yapmak istediklerini topluma net olarak söylememektedirler.

AKP başkanlık için Kürt halkını ve BDP’yi mi kullanıyor?
BDP aynı şekilde bölünmeyi ve bağımsız bir Kürt devletini mi, federal bir yapıyı mı, yoksa bir arada yaşamı mı savunuyor? Bunları net olarak bilmeyen toplum çok haklı olarak bu süreci kuşkuyla karşılamaktadır.
Öyleyse ne yapılmalı?

Yapılacak şey apaçık ortada. Herkes net olmalı. Siyaseten pirim yapmayı bir kenara koymalı. Ve herkes şunu net söylemeli:
Cumhuriyet mi başkanlık mı?

Bir arada demokratik bir atmosferde yaşamak mı, ayrı bir Kürt devleti mi?
Şeriat hukuku mu, laik demokratik hukuk sistemi mi?

Bu konularda en net olan taraf aslında CHP’dir. Kafa karıştıran tarafsa AKP ve BDP’dir.
Esen kalın.

                                                                                 19.04.2013
                                                                                Mümtaz TEMİZ
                                                                     mumtaz.tem@hotmail.com
  • BIST 100

    15601,63%-0,65
  • DOLAR

    44,01% -0,11
  • EURO

    51,14% -0,03
  • GRAM ALTIN

    7275,38% -0,35
  • Ç. ALTIN

    11762,06% -1,54
  • Salı 6.9 ° / 1.9 ° Güneşli
  • Çarşamba 8.8 ° / 3.8 ° Güneşli
  • Perşembe 10.1 ° / 4.5 ° Güneşli

Trabzon

10.03.2026

  • İMSAK 05:53
  • GÜNEŞ 07:18
  • ÖĞLE 13:19
  • İKİNDİ 16:34
  • AKŞAM 19:11
  • YATSI 20:30