Göksu Esenleri Tanıyabilse
Bugünkü yazımda Esenlerin dünden bugüne nasıl geldiğini, ne badireler atlattığını yazmaya çalışacağım. Özellikle Esenleri yönetenlerin ve o yönetenlerin etrafında pervane dönenlerin bu yazdıklarımı sonuna kadar okumalarını istiyorum.
Esenlerde yaşayanlar belirli sürelerle kendilerini yönetmek için siyasi tercihleri doğrultusunda Belediye başkanları seçtiler. Her seçilen başkanın kendilerine hizmet etmesini beklediler. Bazen sükûtu hayale, bazense umutların umutsuzluğa dönüştüğü noktaya geldiler. Her zamanda güvendikleri dağlara kar yağdı.
Esenler halkı CHP’den Nadir Bayırı, Çetin Aksoy’u, AP’den Mustafa Yumağı, FP’den Mehmet Öcalan’ı, şimdide AKP’den M.T. Göksu’yu seçtiler. Bu Reisler içinden kimi zengin oldu, kimi ise zenginliğinden çok şey kayıp ederek yoksullaştı, ayni kaderi paylaşan Belediye Meclis üyeleri ’de bu anlamlı yolculuğa iştirak etmiş oldular.
Bu seçilmişlerin kimi süründü, bürokrasinin çarklarına takılarak hizmet bile edemeden görev devri yapmak zorunda bırakıldılar. Şanslıları ise; Keramet sahibi olduklarını söyleyerek Dine sığındı, öyle ki yağmuru bile kendileri yağdırdığını iddia ederek geçmişin zorluklarından bahsetmeyerek öncekilerin doğrularını söylemediler. Şimdiki Başkan ise kendi siyasi akrabalarının günahlarını gizlemeye çalışarak bunca yıl mağdur edilen Esenler’lilere ; şimdi yapılacakları nimetmiş gibi sunmaktadır. Şunu iyi bilmelisiniz “
Güneş balçıkla sıvanmaz”
Esenler’liler; zamanında öyle bir başkan seçti ki sormayın gitsin. Bu başkan seçildikten sonra bayağı marifet sahibi oldu. Seçilmeden önce yoksulluğun gözü kör olsun dedirtecek hayat tarzı vardı. Tek çaresi ise define aramaktı. Ticari işlerini yürütmek içinde arkadaşlarından günü birlik borç alıyordu. Sonrası ne oldu derseniz! servet, han, hamam, Esenlerde donatı alanı, hazine yerleri umurunda değil tek düşüncesi yandaşa çıkar sağlamak, servetine servet katabilmek.
Esenlerin geleceği için hazine arazilerini namus kabullenerek gözü gibi koruyan zavallı Çetin Aksoy dairesini sattı, işinden oldu, yemedi, yedirmedi, Mustafa Usta gibiler hakeza onlara zaman zaman enayidir denildi. Bugün ise bu onurlu insanlara beceriksiz diyeceksiniz öylemi?
17 yıl Esenlere de belediye başkanlığı yapanlar, bir öncekilerin o günlerden, bugünleri görerek kollayıp korudukları hazine arazilerini nasıl hiç ettiklerini ve servetlerinin nerelere geldiğini kimse gizlemeye kalkışmasın. Sayın başkan bunları sana kimse anlatmadı mı? Yine sana; 17 sene önce Esenlerde bina sayısının 10-12 binlerde olduğunu, bugünlerde ise 27.500’lere nasıl çıktığını ve bunun sorumlusunun CHP olmadığını anlatmadılar mı? Paran varsa nereye nasıl inşaat yaparsan yap diyenler senin siyasi akrabalarındı. Ferhat Paşa çiftliği, Hal Esenlerin arazisiydi. Otogar bizimdi, Kemer mezarlığının yanı Albayraklara nasıl verildi,
Ya tekstil kente ne demeli, oradan da bir kuruş alınmadan sizinkiler eliyle Atalay Coşkunoğlu’na verildiğini duymadın mı? Habibler için ver kurtul diyenleri unutmaktık.
Ne hikmetse Esenlerde sizin çocuklar çok şanslıve kimseye de hesap vermiyorlar. Sizde hesap soramazsınız... Sordurmazlar. Çünkü Allah, Din, İman diyorlar. Esenlerin yine yetiştirdiğiniz bir şanslı çocuğunuz daha var
Deniz Fenerci onun ismini de daha sonra açıklayacağım, İsmi bende saklı kalsın.
Sayın Başkana bende inandım; bu CHP’liler çok beceriksiz, kafaları çalışmıyor, bunlar Belediye Başkanlığı Meclis üyeliği yaptılar ama bir türlü zengin olamadılar. Bunlar ceplerini doldurmasını beceremiyorlar. Tüm bunlara rağmen CHP’li olmaktan da gurur duyuyorlar.
Onlar bu topraklar için yaşarız diyorlar.
Şimdi yapacağınız Kentsel dönüşümün adil olmasını istiyoruz Merkezi Hükümetinizin yaptığı kamulaştırmada adalet dağıtıyorum diyerek Adaleti dağıttığını görüyoruz. Bir tarafta kamulaştırma diğer tarafta kentsel dönüşüm birinde mağduriyet birinde fazlasını vermek işte AKP adaleti
“ Sayın başkan borçlanmadan korkmadığını söylüyorsun, borç yiğidin kamçısıdır ( ödeyene göre ) borcu yoksul halkın sırtına yüklemek yiğitlik değildir. Hatırlatırım abilerinin ABD emperyalizme boyun eğmelerinin sebebi kahrolası o borçlardır. Ekonomik bağımsızlığı olmayanın siyasal bağımsızlığı da olmaz, ( borcu ödeyecek olan nasılsa siz değil, Esenlerin yoksul halkıdır ).
Son olarak birilerinin günahlarını kapatmak için CHP’ye saldıranlar aslında bataklığa gömüldüklerinin farkında olmayanlardır. Göksu ve yandaşları bu anlattıklarım Masal değil gerçektir.