Cihangir Öztürk admin


AKP DE İLK DEFA FARKLI SESLER

AKP DE İLK DEFA FARKLI SESLER


AKP DE İLK DEFA FARKLI SESLER!
 
Demokrasi insanların, kurumların, siyasi partilerin, sivil toplum örgütlerinin önemli konularda tartışarak değişik görüşlerin dillendirildiği ve en gerçekçi olan sonucun (daha sonra gerektiğinde yine değiştirilebilir şekilde) uygulamaya konulduğu bir sistemdir.
 
“Demokrasi bizim için amaç değil araçtır” diyen bir genel başkanın partisi içerisinde tam bir demokratik yapılanmanın olmasını elbette bekleyemeyiz.
 
Ancak Türkiye demokrasisi içerisinde bir özne olan AKP’yi ne yazık ki, vatandaş, yani Türk seçmeni demokrat sanıyor.
 
Kendi içerisinde farklı görüşlerin dillendirilemediği, farklı görüşlerin konuşulmasına, tartışılmasına olanak tanınmayan bir partiden demokrat olur mu?
 
Tayyip Erdoğan her konuda, ama her konuda, her olayda, her işle ilgili “en doğru bilgi benim bilgimdir. Ben ne dersem o olacaktır. Yanlış da olsa (ki olmaktadır), yalan da olsa (ki olmaktadır) kimse tartışmayacak. Kimse farklı düşünce ileri sürmeyecek” mantığını partisine öylesine hakim kılmış ki, farklı bir sesin çıkması bizleri hayrete düşürüyor.
 
Bir lider çok doğru işler yapıyor olabilir. Bir lider çok akıllı bilgili de olabilir. Bir lider çok ileri görüşlü de olabilir. Ama öyle olduğunu varsaysak dahi, kararların bir kişinin inisiyatifi ile alınıyor olması her şeye karşın antidemokratiktir. Kaldı ki, bu lider daha önce hiç devlet deneyimi olmayan birisiyse, bir lider devlet terbiyesinden ve devlet ahlakından uzaksa, bu lider demokrasi ahlakından nasiplenmemiş birisi ise o zaman ortaya sadece antidemokratik bir durum değil, düpedüz faşizm çıkar.
 
İşte bu parti içerisinde ilk kez kadınlardan ses çıktı. Şaşkınlığımız bundandır.
 
İlk kez AKP’nin MKYK toplantısında kadın üyeler tarafından İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin hakkında yüksek sesli eleştiriler yöneltildi.
 
Kadınlar idris Naim Şahin’i topa tutarlarken bundan Başbakan da nasibini aldı.
 
Örneğin; kadın üyelerden Ayşe Böhürler, tecavüz suçlamasına maruz kalan bir emniyetçinin İstanbul Terörle Mücadele Birliği’nin başına getirilmesini sert bir dille eleştirerek, “tecavüze uğramamışsa hiçbir kadın bunu telaffuz edemeyeceğini belirterek, yasal engel olmasa bile bu atama doğru olmamıştır” diyerek hem İdris Naim Şahin’i hem de başbakanı yüksek sesle eleştirmiştir.
 
Ayşe Böhürler daha önce de başbakanın “kürtaj” açıklamasını, “kürtaja ben de karşıyım, ancak bu konunun Uludere olayları ile ilişkilendirilmesini doğru bulmadım” demişti.
 
Ben hep şunu söylüyorum: Türkiye’de akıllı, sorgulayan, yerine göre eleştiri yapma yeteneği olan sağ seçmene ihtiyaç vardır.
 
Demokrasinin Türkiye’de oturması, yerleşmesi, doğru bir çizgide ilerlemesi sadece solcu seçmenin, sol görüşlü insanların çabalarıyla olamamaktadır. Çünkü bu kesim sayıca yetersiz. Bu kesim yıllarca ezilmiş, örgütlenmelerinin önü tıkanmış. O nedenle demokrasiyi sadece bu kesimden beklememeli. Demokrasi artık sağcı seçmenin de aradığı bir şey olmalı.
 
“Başbakanın sesi gür çıkıyor. Başbakan yakışıklı. Başbakan zengin. Başbakan hemşerim. Ben bu başbakana ve partisine oy verdim. Bu benim partim” düşüncesiyle, o ne yaparsa doğrudur” demek bütünüyle ülkemize ve ülkemiz demokrasisine zarar vermektedir.
 
O nedenle artık sağ görüşlü insanların da biraz vatandaşlık bilinciyle hareket etmeleri, bu kadar yanlışın tölere edilmemesi gerektiğini anlamaları lazım.
 
Esen kalın.
                                                                                  06.08.2012
                                                                              Mümtaz TEMİZ
                                                                      mumtaz.tem@hotmail.com
  • BIST 100

    15601,63%-0,65
  • DOLAR

    44,01% -0,11
  • EURO

    51,14% -0,03
  • GRAM ALTIN

    7275,38% -0,35
  • Ç. ALTIN

    11762,06% -1,54
  • Salı 6.9 ° / 1.9 ° Güneşli
  • Çarşamba 8.8 ° / 3.8 ° Güneşli
  • Perşembe 10.1 ° / 4.5 ° Güneşli

Trabzon

10.03.2026

  • İMSAK 05:53
  • GÜNEŞ 07:18
  • ÖĞLE 13:19
  • İKİNDİ 16:34
  • AKŞAM 19:11
  • YATSI 20:30