Geçici İş Göremezlik Ödeneği
Geçici iş göremezlik, sigortalının iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde SGK tarafından yetkilendirilmiş olan kişi veya kurum raporlarında belirtilmiş olan istirahat süresince çalışamama halidir. Bu durumlarda kanunda belirtilen sürelerde ilgiliye verilen ödenek geçici iş göremezlik ödeneğidir.
İstirahat raporlarının kurumla sözleşmesi bulunan sağlık hizmet sunucuları tarafından düzenlenmesi şarttır. Sözleşmesiz sağlık kurumları tarafından verilmiş olan ve 10 günlük süreyi aşmayan raporlar, kurumla sözleşmeli sağlık hizmet sunucu hekimleri tarafından onaylanması halinde geçerli sayılmaktadır. Ayakta tedavilerde sigortalıya yetkili hekim tarafından en fazla 10 ün istirahat verilebilir. İstirahat sonrasında yapılacak olan kontrollerde uygun görülmesi halinde toplam süre 20 günü geçmemek kaydı ile uzatılabilir. Çünkü 20 günü aşan sağlık raporları sadece sağlık kurullarınca verilmektedir.
Yetkili iş yeri hekimleri o işyerinde çalışmakta olan sigortalı adına, bir kerede en fazla 2 gün istirahat raporu düzenleyebilmektedirler. Düzenlenmiş olan istirahat raporlarında sigortalının sağlık durumu hakkında bilgiler yer almak zorundadır. İstirahat raporları en az 2 nüsha şeklinde düzenlenmesi gerekmektedir. Bu raporların bir nüshası sigortalı çalışana, bir nüshası kuruma gönderilmek üzere düzenlenmelidir.
Geçici iş görmezlik ödeneği;
a) İş kazası ve meslek hastalığı nedeni ile iş görmezliğe uğramış olan sigortalıya her gün için
b) Hastalık sebebi ile iş göremezliğe uğrayan sigortalıların, iş göremezliğin başladığı tarihten önceki bir yıl içinde 90 gün kısa vadeli sigorta kolları primi bildirilmiş olması şartı ile iş göremezliğin başladığı tarih itibari ile her gün
c) Sigortalı bulunan kadının analık halinde, doğumdan önce bir yıl içinde en az 90 gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olması şartıyla doğumdan önceki ve sonraki sekizer haftalık sürede ( çoğul gebelik olması halinde doğumdan önceki süreye 2 hafta süre ilave edilir.) çalışmadığı her gün, için geçici iş göremezlik ödeneği ödenmektedir.
Geçici iş göremezlik ödeneği yatarak tedavilerde Kanunun 17. Maddesine göre hesaplanacak günlük kazancın yarısı, ayakta tedavilerde ise üçte ikisidir.
Sigortalının aynı zamanda birden fazla işyerinde çalışmış olması durumunda, ödeneklere esas tutulacak günlük kazancın tespitinde, üst sınır dikkate alınarak her bir işyeri için ayrı ayrı günlük kazanç ödeneği hesaplanmaktadır. ( Aynı sigortalılık haline tabi olması şartı ile ) Hesaplanan bu kazançlar toplamı ödeneğe esas günlük kazancı oluşturmaktadır. Ancak sigortalıda iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık gibi durumların birkaçı aynı zamanda ortaya çıkar ise; geçici iş göremezlik ödeneğinin en yüksek tutarlı olan verilmektedir. Geçici iş göremezlik ödenekleri, istirahat ile ilgili belge ve bilgilerin kuruma ulaşmasını takip eden yedi iş günü içinde geçmiş süreler için sigortalıların kendilerine, kanuni temsilcilerine, sigortalının banka hesap numarasına veya PTT bank şubelerine ödemesi yapılabilmektedir. Ancak on günü aşan istirahat sürelerinde ödemeler, asgari on günlük tutar kadar yapılmaktadır.
Geçici iş göremezlik ödeneğine hak kazanmakta olan 4A kapsamındaki sigortalının;
a) İstirahatlı olduğu dönemde işyerinde çalışıp çalışmadığı
b) Kazanç hesabına giren döneme ilişkin aylarda, prim, ikramiye, v.b. nitelikte arızi ödemelerin bulunup bulunmadığı
c) İstirahatın başladığı tarih itibari ile ödeme halinin devam edip etmediği
d) Sigortalının T.C. Kimlik numarası
İşveren tarafından kuruma bildirilmek zorundadır. Bu bildirimler yazılı olarak yapılabileceği gibi elektronik ortamda da yapılabilmektedir.
Ülkemiz iş kazalarında tarifi mümkün olmayan acılar ile karşılaşmıştır. Bunun en belirgin göstergesi Dünya Çalışma Örgütü tarafından yayınlanmakta olan sıralamada Avrupa’da 1. Sırada, Dünya’da ise 3. Sırada bulunduğu görülmektedir. Ancak her ne kadar bu olayların bir kaza değil ancak kader olabileceğini söylemekten geri durmayan siyasi yöneticiler olduğu da trajikomik ve tartışılmaz bir gerçektir. Bu tip düşünceye sahip siyasi iktidarlar ile olması mümkün olmamak ile birlikte, ülkemizin ekonomi, üretim, istihdam v.b. gibi konularda AVRUPA’da 1. DÜNYA’da ise 3. Sırada olması dileklerimle….
Sevgiler….
