Cihangir Öztürk admin


ÖZEL YETKİLİ MAHKEMELER KALDIRILMASIN

ÖZEL YETKİLİ MAHKEMELER KALDIRILMASIN


ÖZEL YETKİLİ MAHKEMELER KALDIRILMASIN
 
Özel Yetkili Mahkemeler ve bu mahkemelerin özel yetkilerle donatılmış savcılık ve yargıçlık düzenlemesi aynen kalmalıdır. Hatta bu mahkemelerin yargılama alanı daha da genişletilmeli.
 
Bilindiği gibi Özel Yetkili Mahkemelerin görev alanı devlete karşı işlenmiş suçları ilgilendiren konularla ilgili davaları açmak ve yürütmektir.
 
Ben bu ülkenin bir vatandaşı, bir bireyi, naçizane yerel basında küçük birkaç gazetede köşe yazıları yazan bir insan olarak Özel Yetkili Mahkemelerin kaldırılmasını istemiyorum.
 
Biliyorum, “şaşırmış bu adam” diyeceksiniz!
 
Biliyorum ki, Ergenekon gibi, Balyoz gibi, Oda TV davası gibi uyduruk davalardan onca insanı tutuklamış ve pek çoğunu sorgusuz sualsiz iki-üç yıl boyunca içeriye tıkmış olan bu mahkemeler hakkında en azından bu köşenin okurları iyi şeyler düşünmeyecektir.
 
Biliyorum ki, milli irade ile seçilmiş milletvekillerini dahi içeride tutan bu mahkemelerin kalmasını hiçbiriniz istemeyeceksiniz.
 
Ama ben bu mahkemeleri istiyorum.
 
Çünkü ortada benim devletimi, Türkiye Cumhuriyeti Devletini ve bu devletin anayasal düzenini yıkmaya dönük faaliyet yürüten büyük bir örgüt var. İşte bu örgütün de günü gelince aynı mahkemelerde “şeriat hükümlerine göre, ‘kısasa kısas’ yargılanabilmeleri için” bu mahkemelerin kalmasını istiyorum.
 
Abdullah Gül, Recep Tayyip Erdoğan, Bülent Arınç, Kadir Topbaş, Melih Gökçek ve arkadaşlarının Türkiye Cumhuriyetini yıkmaya dönük örgüt kurmak ve yönetmek suçlarından bu mahkemelerde yargılanmaları için bu mahkemelerin kalması gerekmektedir.
 
Abdullah Gül, Recep Tayyip Erdoğan ve Bülent Arınç’ın devleti yıkmaya dönük örgüt kurup sevk ve idare etme, suça teşvik, suç işleyen kişi ve gurupları korumak, onlara yardım ve yataklık yapmak, maddi kaynak sağlamak;
 
Bu kişilerin ayrıca Deniz Feneri, Kayseri, İstanbul ve Ankara Büyük Şehir Belediyeleri başta olmak üzere birçok belediyedeki yolsuzluklarla ilgili delilleri karartma, suçluları saklama gibi suçları işlemekten;
 
Sivas Madımak sanıklarını “zaman aşımından” salıvermek;
Hırant Dink Davası sanıklarını neredeyse ödüllendirmekten;
 
Recep Tayyip Erdoğan, Kadir Topbaş ve Melih Gökçek’in belediyelerle ilgili ihalelerde usulsüzlük yapmak, ihaleler yoluyla yandaş sermaye yaratmak suçlarını işlemekten;
 
Abdullah Gül, Recep Tayyip Erdoğan ve Bülent Arınç’ın ilgili bakan arkadaşlarıyla birlikte TOKİ ve KENTSEL DÖNÜŞÜM projeleri yoluyla devletin ve hazinenin en kıymetli arazilerini, ayrıca vatandaşın elindeki konutunu da yandaş sermaye guruplarının rant kaynağı haline getirme suçunu işlemekten;
 
Devletin cumhuriyet tarihi boyunca yapmış olduğu yüzlerce işletmeyi örgüt üyelerine “özelleştirme” adı altında peşkeş çekme suçunu işlemekten;
 
Çocuklarına ait şirketlerin hizmet alanları ile ilgili işletmelerde vergiden muaf, ya da çok düşük vergilendirme yaparak (mısır ithalatı, pırlantacılık…gibi) aile fertlerine haksız kazanç sağlamak suçunu işlemekten;
 
Vatandaşın yüzlerce yıllık kadim kullanım hakkı olan sularını, derelerini, yaylalarını, meralarını silahlı güçlerini kullanarak halkın elinden almaktan;
 
Sularına, derelerine sahip çıkmak isteyen halkın üzerine silahlı güçlerini seferber etmek, insanları darp etmek, halkın üzerine planlayarak ve kasten biber gazı sıkmak, hatta Metin LOKUMCU gibi bazılarının ölümüne sebebiyet vermek suçunu işlemekten;
 
Bor madeni gibi gelecek onyılların en kıymetli madenini başta ABD olmak üzere yabancı sermayeye yok pahasına satmaktan;
 
Yasal düzenleme yaparak, ülkenin en güzel topraklarını yabancılara mülk olarak sunmaktan;
 
Suriye sınırı boyunca yüzlerce kilometre araziyi İsrail’e hibe niteliğinde satmaktan;
 
Devlete karşı suç işlemekten, planlayarak adam öldürmekten tutuklu HİZBULLAH örgütü militanlarını ve yöneticilerini salıvermekten;
 
Devletin Milli Eğitim sistemini değiştirip, ülkede geri dönüşümsüz bir şeriat sistemine yol açacak olan yasal düzenlemeyi zorla, dayatma yoluyla uygulamaya sokmaktan;
 
Seçilmiş milletvekillerinin, bu ülkenin aydınlarının, sanatçılarının ve gazetecilerinin bilerek ve planlayarak tutuklu kalmalarına göz yummak suçlarını işlemekten;
 
İnsanlar arasında bölücülük yapılması, toplumsal kin ve nefret duyguları yaratılması, din ve mezhep ayrımcılığına prim verilmesi, cemaatler ve tarikatlar kurulmasına yol açmaktan;
 
Adı geçen örgütün tüm yönetim kadrolarının, tüm taşra uzantılarının, bu ve buna benzer daha birçok suçtan dolayı Özel Yetkili Mahkemelerde ve “devrimin tayin edeceği” özel yetkili savcılar ve özel yetkili yargıçlar tarafından yargılanmaları için bu mahkemelerin kalmasını istiyorum.
 
Evet evet, Özel Yetkili Mahkemeler kalmalı.
Esen kalın.
                                                                                             12.06.2012
                                                                                          Mümtaz TEMİZ
                                                                                   mumtaz.tem@hotmail.com
  • BIST 100

    15954,59%-0,83
  • DOLAR

    44,17% 0,03
  • EURO

    50,65% -0,20
  • GRAM ALTIN

    7131,35% 0,32
  • Ç. ALTIN

    11534,35% 0,00
  • Salı 10 ° / 7.1 ° Bölgesel düzensiz yağmur yağışlı
  • Çarşamba 11.2 ° / 6.2 ° Güneşli
  • Perşembe 11 ° / 6.5 ° false

Trabzon

17.03.2026

  • İMSAK 05:41
  • GÜNEŞ 07:06
  • ÖĞLE 13:18
  • İKİNDİ 16:39
  • AKŞAM 19:19
  • YATSI 20:38