HANGİ DİLDEN ANLATALIM
ABD emperyalizmi ve onun yerli işbirlikçiliğini yapan sağcı partilerin oluşturduğu hükümetler Türkiye’yi altmış yılı aşkın bir süreden beri hemen hemen hep aynı argümanları kullanarak uyutuyor.
Emperyalizmin işi uyutmaktır. Sömürü düzenini sürdürebilmek için bunu yapmak zorundadır.
Ama biz ne kadar uykuyu seven toplumuz ki, altmış küsür yıldır uyutulduğumuzun farkına varamıyoruz.
Yani 1950 de iktidara gelen MENDERES’LE 2012 nin Tayyip ERDOĞAN’I ve bu ikisi arasında her ne kadar gelmiş geçmiş iktidarlar var ise hepsinin temel felsefesi halkın uyutulması üzerine kurulu.
Bir başka deyişle, 1950 de doğanlar bugünün dedeleri nineleri oldular. Yani bir kuşak doğdu, büyüdü ve artık sıralı ölüm aşamasına geldi. Ne var ki, uyku hali hiç değişmedi.
Bak uyuyan kardeş, seni kaderci anlayışla, “ne olursa olsun tevekkül edeceksin, kaderine razı olacaksın, hele de kadınsan tam anlamıyla koyun olacaksın, sesini çıkartmayacaksın, bu dünyada ezilen, yoksulluk çeken, ama kaderine razı olan öteki dünyada cennetin nimetleriyle ödüllendirilecektir” diyen anlayışı sana ısrarla her fırsatta söyleyen büyüklerine bir kez olsun bak.
Seni kaderciliğe yönelten cemaat önderlerine ve onların ekonomik yaşamlarına bir kere olsun bak be kardeşim. Bir kere bak.
Bir şey kaybetmeyeceksin; sana bu anlayışı ısrarla salık veren siyaset önderlerinin yaşamlarına bir kere bak.
Ey be inançlı, dindar kardeşim; 25 yıl öncesi çocuklarını dostlarının bursu ile okutabilen siyaset önderlerinin bugünki şatafatlı yaşamına bir bak. Kör müsün be kardeşim. Bu olay öyle “bal tutan parmak yalar” sözüyle açıklanacak gibi bir durum değildir. Senin kuzu kuzu peşinden gittiğin iktidarın başındakiler bal çanağını tutmuyorlar. Balın elde edildiği kovanları olduğu gibi senin benim, halkın elinden aldılar.
Bu insanlar balı tutmuyor. Balı sana tutturuyor, senin bakışların arasında balı da malı da devletin bütün bal yapan işletmelerini de götürüyor. Aslında bakıyorsun. Görüyorsun. Ama bakar körsün sen. Görmek istemiyorsun.
Senin gözünü perdeleyen şeyse işte o kaderci anlayışındır. Ama bu nasıl bir anlayış ki, altmış yıldır seni hep dini inancını kullanarak sömüren insanların kendi yaşam biçimlerinin dinle alakası olmadığını bir türlü görmüyor, bunu sorgulamıyorsun?
Senin İslamiyet’e yakın bularak oyunu verdiğin, destek olduğun hükümetlerin hangisi İslam aleminin kendi kaderini tayin hakkına saygı gösterdi?
Tunus’ta, Mısır’da, Libya’da, Irak’ta, Yemen’de ve şimdi de Suriye’de yaşanan olaylar bu ülkelerin halklarının çıkarı ve kurtuluşu için mi yaşandı ve yaşanıyor? Hangisinde şu anki yönetim öncekinden daha iyidir?
Bütün bu “Arap Baharı” diye yutturulan şeyin Amerikan emperyalizminin oyunu olduğunu ne zaman anlayacaksın?
Ne zaman seni yöneten insanın seni uyutarak;
Uludere Olaylarının üstünü küllediğini,
350-400 Havayolu çalışanını kapı dışarı ettiğini,
Çalışanların grev hakkını elinden aldığını,
Aselsan’ı seni kürtaj ederek İsrail’e sattığını,
12 Eylül canilerine af getirdiğini,
Memur ve emekli maaşlarına enflasyon oranının yarısı kadar bile zam yapmadığını,
Kadını ikinci sınıf, hatta daha da zavallı bir yaratık (koyun) olarak algıladığını göreceksin.
Yeter be kardeşim, sen uyumaya devam ettiğin, uyuduğun, uyutulduğun için de 60 yıldır sağ partilerin güdümünden çıkamadığın için de memleketimizin üstünden kara bulutlar eksik olmuyor.
Yeter artık uyan! Yüzüne bir soğuk su çal! Sular tamamen elimizden çıkmadan!...
Esen kalın.
03.06.2012
Mümtaz temiz
mumtaz.tem@hotmail.com


