Cihangir Öztürk admin


MÜMTAZ TEMİZ’İN ADAYLIĞI ŞAVŞAT’TA HEYECAN YARATTI

MÜMTAZ TEMİZ’İN ADAYLIĞI ŞAVŞAT’TA HEYECAN YARATTI



MÜMTAZ TEMİZ’İN ADAYLIĞI ŞAVŞAT’TA HEYECAN YARATTI
 
GAZETEMİZ KÖŞE YAZARI SAYIN MÜMTAZ TEMİZ’İN 12 NİSAN’DA YAPILACAK OLAN CUMHURİYET HALK PARTİSİ İLÇE KONGRESİNDE BAŞKANLIĞA ADAY OLACAĞINI AÇIKLAMASI İLÇEDE HEYECANLA KARŞILANDI.
 

Şavşat’ın sevilen simalarından olan Mümtaz TEMİZ, Cumhuriyet Halk Partisinin yaklaşan ilçe kongresinde partisinin ilçe başkanlığına aday olacağını parti binasında partinin yöneticileriyle ve partili arkadaşlarıyla paylaştı.
 
Çok başarılı bir eğitimci, çok mücadeleci bir sendikacı ve aynı zamanda çok iyi bir aile reisi olarak tanıdığımız TEMİZ, emekli olduktan sonra da bir kenara çekilmemiş, dört değişik gazetede muhalif duruşla köşe yazıları yazmaktadır.
 
Öyküler ve şiirler de yazan Mümtaz TEMİZ’in 12 Eylül Faşizmini ve bu dönemde yapılan işkenceleri konu edinen “İÇİRİLMEMİŞ ÇAYIN HESABI” adlı öykü kitabı yakında yayınlanacak.
 
Mümtaz TEMİZ’i sizlere tanıtmak için kendisine birkaç soru sorduk;
 
Sayın Hocam, biz tanıyoruz ama okurlarımız ve Cumhuriyet Halk Partisine gönül vermiş olan insanlar için bir kez yine kısaca kendinizi tanıtır mısınız?
 
Şavşat’ın Saylıca Köyü’nde dünyaya gözlerimi açtım. Evinin misafir odasında asılı olan CHP Bayrağı ve Bülent Ecevit resmi 12 Eylül Faşizmi döneminde dahi indirilmemiş olan bir ailenin çocuğuyum. Pançizeler sülalesinin terbiyesi ile büyüdüm.
 
30 Yıl fiilen görev yaptığım öğretmenlik mesleğimin 28 yılında 90 puanın üstünde puan aldım. Bir kez maaşla ödüllendirildim. Altı yıl üst üste 90 puan ve üzerinde puan alan memurlara verilen bir kademe ilerlemesi ödülünden üç defa yararlandım. (Bu ödül zaten en fazla üç defa veriliyor).
 
1974 Yılında başladığım öğretmenlik yaşamım gerçekten başarılarla doludur. Severek ve büyük özverilerle yerine getirdiğim mesleğimi doruk noktasında 2008 yılında emekli olarak bıraktım.
 
Sizi gerek öğretmenliğiniz döneminizde olsun, gerekse emekli olduktan sonra olsun hep muhalif duruşunuzla ve bu konudaki aktif çalışmalarınızla tanıdık. Biraz bu yanınızdan bahseder misiniz?
 
Muhalif derken, ben iyiye güzele, doğruya muhalif değilim. Ama okuyan, irdeleyen, araştıran, gözlemleyen ve yorumlayan bir kişi olarak ülkemin emperyalizmin gizli ve açık işgaline, ülkemde yaşanan faşizan uygulamalara seyirci kalmam mümkün değildi.
 
Ülkemde daha güzel, daha bilimsel ve devlet eliyle herkes için eşit bir eğitim isteği muhalif olma ise bunu hep istedim.
 
Ülkemde parasız sağlık olsun istedim.
Ülkemde milli hasıladan çalışan kitleler de hak ettikleri payı alabilsinler diye bir talebim hep oldu. Daha hakça bir çalışma ve hakça bir bölüşmeden yana olduğum doğrudur. Bu benim yaşam felsefemdir.
 
Bu talepler ülkemizi yönetenler tarafından pek hoş karşılanmamaktadır. Siz bu taleplerinizi dillendirirken birtakım sıkıntılar yaşadınız mı?
 
Yaşamaz olur muyum; göreve başladığımın ikinci yılı dolmadan, Milliyetçi Cephe Hükümeti tarafından Cumhuriyet Bayramı ve Atatürk Ünitesi’ni işlerken öğrencilerime “gün doğdu hep uyandık, siperlere dayandık / bağımsızlık uğruna da alkanlara boyandık. “ adlı marşı öğrettiğim için sürgün edildim. Bu marşta “halk savaşı vereceğiz emperyalizme karşı” diye bir dize geçiyor. “Halk Savaşı” sözü sürgün edilmeme neden olmuştu.
 
Yine 12 Eylül döneminde emekten yana, ezilen kitlelerden yana oluşum, Töb-Der üyesi oluşum nedeniyle bu ülkenin tüm aydınları gibi, tüm emekten yana mücadele eden insanları gibi bir süre tutuklandım. Beraat etmeme rağmen 12 Eylül ve devamı yönetimlerce altı yıl çok sevdiğim görevimden uzak tutuldum.
 
Sizi Eğitim-Sen mücadelesinden de tanıyoruz. Bu konuda neler söylersiniz?
 
Gerek TÖS, gerek TÖB-DER ve gerekse Eğitim-Sen, eğim emekçilerinin özlük, demokratik, sosyal ve ekonomik haklarının iyileştirilmesi mücadelesinde en direngen, en fazla mücadele eden örgütlerdi. Bunu gördüğüm için öğretmenliğe başladığım ilk yıl TÖB-DER üyesi oldum.
12 Eylül askeri darbesi bütün demokratik hakları gasp edip, toplumu suskunluğa sürükledikten sonra uzunca bir süre emekçi kesimler kendi sınıfsal örgütlenmelerini yapmaya cesaret edemediler.
Doksanlı yıllarda yeniden insanlar bir araya gelmeye yeniden dernekler kurnaya başladılar.
Şavşat’ta bu toparlanma süreci çok daha sonra olabildi. Ben 1998 yılında ilçemize tayin olup geldikten sonra bir grup arkadaşımla Eğitim-Sen’i kurarak bu mücadeleyi vermeye başladık.
 
Galiba 12 Eylül sonrası ilk basın açıklamasını da siz yapmışsınız?
 
Doğrudur. 12 Eylül sonrası ilk basın açıklamasını çok küçük bir arkadaş grubuyla Belediye Düğün Salonu önünde yaptığımda ilçe halkı şaşkınlığa uğradı. Yaklaşık 20 yıl sonra Şavşat’ta böyle bir etkinlik yapılıyordu.
 
Bu basın açıklamamızdan sonra halkımızdan çok olumlu tepkiler aldık. Eğitim-Sen olarak daha sonra birçok basın açıklaması yaptık. Çeşitli kültürel faaliyetlere yer verdik. Geceler düzenledik. Tiyatrolar getirdik.
 
Yine ilk 1 Mayıs kutlaması benim de içerisinde bulunduğum arkadaşlarımız tarafından tertip edildi ve coşkuyla kutlandı.
 
Bu arada biz doğamıza, meramıza, sularımıza sahip çıkma adına ilçemizde çok görkemli bir de “HESLERE HAYIR!” mitingini organize ettik.
 
Cumhuriyet Halk Partisi ilçe başkanlığına adaylığınız nasıl gelişti? Nerden böyle bir şeye yöneldiniz?
 
Bu soru için ayrıca teşekkür ederim. Çünkü şu aşamada benim açımdan en önemli konu budur diye düşünüyorum.
 
Bildiğiniz gibi ben muhalif kişiliği ile tanınan bir insanım. Toplumumuzun daha iyi koşullarda yaşaması için Eğitim-Sen’de ve Töb-Der’deyken yürüttüğüm mücadele anlayışımdan emekli olunca vazgeçeceğimi herhalde düşünmüyorsunuz. Emekli olunca bilgi birikimim daha fazla açığa çıkmaya başladı.
Bu bilgi birikimimi öyküler ve şiirler yazarak değerlendirmeye başladım. Yazmış olduğum bir öykümü 08 HABER GAZETESİ’NDE yayınlayınca çok ilgi gördü. Bunun üzerine daha başka öykülerimle ve köşe yazılarımla halkımızla buluşmaya başladım. Şu anda sizin gazeteniz dışında üç gazetede yine ve pek çok internet sitesinde yazılarım yayınlanmaktadır.
 
Yaklaşık 350 civarında yazı yazdım. Bu yazılarımla bir biçimde ilçemizdeki siyasal suskunluğu, siyasal boşluğu da doldurmaya başladım.
 
Bu durumu iyi süzen partili dostlarım tarafından yaklaşan Cumhuriyet Halk Partisi İlçe kongresinde ilçe başkanlığı için aday olmam konusunda pek çok kişiden öneri geldi.
 
Biz, ben, eşim ve oğlum aile boyu zaten partinin üyesiydik. Yıllarca bu düşüncenin NEFERLİĞİNİ yaptık. Şimdi dost ve arkadaşlarımdan bu öneri gelince önce her şeyi demokrasi çerçevesinde görüşmeyi alışkanlık edindiğimiz  ailemizde tartıştık. Sonra partimizin akil çevreleriyle bir değerlendirme yaptım. Daha sonra partimizin bir toplantısında herkesin huzurunda açıkladım.
 
Biz de hayırlı olsun diyelim. Peki, sizden başka başkan adayı var mı, olacak mı?
 
Şu an için doğrudan bir aday yok. Ama Cumhuriyet Halk Partisi demokrasiyi içerisine sindirmiş olanların, demokrat insanların partisidir. Böyle bir partide başka aday veya adayların çıkması son derece doğaldır. Olabilir. Olmalı da…
Sonuçta hepimizin görevi partimiz için çalışmak çabalamak olacaktır.
 
İlçe Başkanı seçilirseniz ne yapmayı düşünüyorsunuz? Nasıl bir başkan olacaksınız?
 
Bir kere şunu söylemeliyim ki, bizim genel başkanımızın genel seçimlerde göstermiş olduğu gayretin belki de yarısını il-ilçe teşkilatlarımız gösterebilselerdi bugün partimizin parlamentodaki temsil heyeti çok daha fazla olabilirdi.
 
AKP’nin son yıllarda sergilemiş olduğu antidemokratik dayatmalara karşı gerek yurt genelinde gerekse ilçemizde yeterli tepki verilememektedir. Halkımız AKP hükümeti tarafından sindirilip susturulurken bu suskun kesime partimizin de katılması bekleniliyor. İşte ben, tam da bu nedenle, suskun kitlelerin sesi olmak için aday oldum.
 
Seçildiğim takdirde önce partimiz içerisinde bir kardeşlik ortamı yaratacağım. Sonra, çeşitli nedenlerle partimizden uzaklaşmış olan demokrat insanları yeniden partimize kazandırmaya çalışacağım.
 
Partimizin siyasi çıtasını yükseğe koyacağım. Her kesime, her köye, her eve yönetim kurulunda görev alacak olan arkadaşlarımla birlikte ulaşmaya çalışacağım. Kararları tek elden değil, önce tüm yönetim kurulunca hatta parti üyesi arkadaşlarımızın önerilerini de dinleyerek alacağım.
 
Kimsenin inancı, giyim-kuşamı, yaşam biçimi beni fazlaca ilgilendirmiyor. Ama insanların ekonomik ve sosyal durumu, Şavşat halkının daha iyi koşullarda yaşaması beni ve partimi ilgilendirmeli. Şavşat’ın beklediği yatırımları alabilmesi beni ve partimi ilgilendirmeli.
 
Bu konularla ilgili birtakım düşüncelerim var. Ama tabii önce önümüzde bir kongre var. Halkım ve partimizin delegeleri beni tercih ederlerse bunları o zaman konuşuruz.
 
Sayın Hocam bize zamanınızı ayırdığınız, düşüncelerinizi bizimle paylaştığınız için size teşekkür ediyoruz. Dileriz ki, Şavşatlı Cumhuriyet Halk Partisi delegesi bu şansı iyi değerlendirir.
 
Asıl ben size teşekkür ederim. Bana bu olanağı verdiğiniz için. Benim de Cumhuriyet Halk Partili dostlarımın “eğer ki dışarıdan, ikinci üçüncü şahıslardan ve çevrelerden etkilenmezlerse” doğru seçim yapacaklarından kuşkum yok.
 
İlçe kongremizin ülkemize, partimize, ilçemize ve halkımıza hayırlı olmasını diliyorum. Herkese saygı, sevgi ve muhabbetlerimi sunuyorum.
                                                                                      09.04.2012

  • BIST 100

    16021,18%2,69
  • DOLAR

    44,05% 0,03
  • EURO

    51,35% 0,11
  • GRAM ALTIN

    7337,93% 0,86
  • Ç. ALTIN

    11852,94% 0,79
  • Çarşamba 8.8 ° / 3.8 ° Güneşli
  • Perşembe 10.1 ° / 4.5 ° Güneşli
  • Cuma 10 ° / 5.6 ° false

Trabzon

11.03.2026

  • İMSAK 05:52
  • GÜNEŞ 07:16
  • ÖĞLE 13:19
  • İKİNDİ 16:35
  • AKŞAM 19:12
  • YATSI 20:31