Sevgili dostlar, öncelikle tüm okuyucularımın ve tüm halkımızın YENİ YILINI kutluyor, mutlu, sağlıklı, huzurlu bir yıl geçirmenizi diliyorum.
Bildiğiniz gibi 2011 yılının son günlerinde toplumu bir kez yine üzen, herkesi yeniden geren bir olayla karşılaştık. Uludere’de 35 kişinin bombalanma sonucu ölmesi gerçekten insanım diyen herkesi üzen bir olay. Ne olursa olsun, kim olurlarsa olsunlar, ne amaca hizmet ediyor olurlarsa olsunlar sonuçta bunlar insan.
Ancak bu olaydan sonra meydana gelen olaylar da en az o kadar önemli.
Üzülerek belirtmeliyim ki, ülkemizde bazı gruplar karşılıklı olarak düşman yaratma, kin ve nefret yaratma gayreti içerisindeler. Bu gruplar karşılıklı olarak en ufak bir olayı bile (haklılık veya haksızlık boyutuna bakmaksızın) kin ve nefret kusabilmektedirler.
Aynısını ne yazık ki, bir kez yine Uludere olayının arkasından yaşadık.
Düşünün ki; bölge bu kadar hassasken 40 kişilik bir grup sınırın ötesine topluca geçiyor, orada ne iş yaptıkları, kime, ne amaca hizmet ettikleri bilinmiyor. Tekrar bu hassas bölgeden ellerini-kollarını sallayarak sınırdan içeri giriyorlar.
Şimdi sizce bu normal bir olay mı? Yani Ermenistan sınırından, Bulgaristan sınırından, Yunanistan veya Gürcistan sınırından yıllarca böyle toplu olarak insanların gümrüksüz, kontrolsüz geçip gelmesini normal karşılayabilir miyiz? Ya da böyle bir olay hiç yaşanmış mıdır?
Diğer sınır bölgelerinde bir tane böyle olay olmazken, Irak sınırının böylesine yolgeçen hanı olması normal bir durum mudur?
İnsanlar bu bölgede yıllarca kaçak mazot getirecek, kaçak sigara getirecek, kaçak çay getirecek, çeşitli eşyalar getirecekler, hatta silah getirecekler, esrar eroin getirecekler ve sınırın bu tarafında onları pazarlayacaklar veya kendi ihtiyaçları için kullanacaklar.
Kardeşim sizin bir ayrıcalığınız mı vardır? Ben yurt dışından gelen her mal için gümrük vergisi ödeyeceğim, ama sen hem bu devleti, hem diğer insanları enayi yerine koyacaksın…
Bu kaçakçılık yapan grupların terör örgütüyle bir bağlantısı, terör örgütüne maddi bir desteği var mı yok mu onu bilmiyoruz. Ancak o bölgede bu tür olayların terör örgütünün bilgisi ve izni dışında yapılamayacağı da bir gerçekliktir.
Daha birkaç ay önce o bölgede sınırın ötesinden topluca sızan bir terörist grubun karakollarımızı basması ve 33 askerimizin katledilmesinin üzerine (o bölgede güvenlik ve istihbarat zafiyeti mi var) tartışmaları yaşanırken, şimdi 40 kişilik grubun sınırdan topluca geçmesi sizce normal bir durum mu Allah aşkına?
Elbette ki insan bir canlının ölmesine üzülürken burada ölenler sonuçta insan. Üzülmemek elde değil. Hepimiz üzüldük. Ne var ki, bizim kültürümüzde taziyeye giden bir insanı oraya insani duygularla giden bir devlet görevlisini, bir kaymakamın linç edilmek istenmesi bir KİN ve NEFRETİN sonucu olmalı.
Bölgeye taziye için gitmiş olan bakanları, bir taziye evinde telefonla arayan Sayın Başbakan’ın dışarıya da verilen konuşmasında, (olayın kaçakçılıktan dolayı değil, bölgenin hassasiyetinden dolayı yaşandığını) dile getirmiş olması da olayın başka üzüntü veren bir boyutu. Yani başbakana göre burada kaçakçılık yapılması normal bir şey…
Ama bu konuyla ilgili öne çıkan en çarpıcı olaysa, ülkemizin diğer kentlerinde, özellikle İstanbul’da olayı bahane eden bazı grupların rastgele araçlara saldırması, dükkan vitrinlerini kırması, sokaklarda terör estirmesi kin ve nefretin dışa vurulmasından başka bir şey değildi.
Lütfen herkes biraz daha aklı selim davransın. Barışa giden yol bu yol değildir.
Dilerim 2012 ye girdiğimiz şu günlerde herkes, özellikle de devleti yönetenler yapmış oldukları hatalardan dönerler. Daha barışçı bir politika, daha demokratik bir yasal zemin ve birbirine saldırmak için fırsat kollayan toplum değil, birbirlerini kucaklayan bir toplum yaratılır.
Esen kalın.
01.01.2012
Mümtaz TEMİZ
Mumtaz.tem@hotmail.com
