Özellikle Cumhuriyet Halk Partisi Esenler Meclis Grup Başkan Vekili Yaşar Çağlayan ve Esenler Sinop derneği yöneticilerinin sergilediği bu “yüksek karakterli duruş”, siyaset literatürüne altın harflerle geçecek türdendi.
SİNOPLULARIN VE YAŞAR ÇAĞLAYAN’IN EN DEĞERLİ MİSAFİRLERİ
Öyle ya… Daha birkaç gün önce ağıza alınmayacak küfürler edenler, uzatılan eli sıkmayanlar, kongre salonlarında Sinop dernekler federasyonu aynı zamanda CHP Esenler Belediye Başkan adayı Hasan Dalkıran’a küfürler yağdıran, hakaret yarışına girenler… Dün gece bir anda Sinopluların ve Yaşar Çağlayan’ın en değerli misafir oluverdi. Ne büyük erdem! Ne büyük hoşgörü! Hakaret edeni ödüllendirmek, siyasetin geldiği son noktanın en saf, en arınmış hali olsa gerek.

OMURGASIZLIĞIN FOTOĞRAFI: KÜFÜR EDENLERİN ETRAFINDA SAF TUTTULAR!
Küfür eden kazanır, emek veren unutulur…Siyasetin yeni matematiği artık çok net: Küfür ederseniz kıymetlisiniz, emek verirseniz unutulursunuz.
Gecesini gündüzüne katarak partisi için çalışan, sokak sokak dolaşan, bir oy daha fazla almak için mücadele eden Hasan Dalkıran ise bu “yüksek vefa anlayışının” dışında tutuldu. Kendisi stant stant gezip partisini anlatırken, bugün sayesinde meclis üyesi olan bazı isimlerin ortalarda görünmemesi elbette tesadüf değildi. Çünkü gerçek vefa, emek verene değil; küfür edene, uzatılan eli sıkmayanlara gösterilmeliydi.
Yeni siyasi ahlak: Hakaret edenin yanında saf tutmak
Daha da ibretlik olan ise, dün hakaret edenlerin yalnız bırakılmamasıydı. Hatta yalnız bırakılmamak bir yana, adeta koruma çemberine alınmaları, siyasette yeni bir “ahlak manifestosu”nun yazıldığını gösterdi.
Demek ki bu yeni düzende ölçü çok net: Partiye ve kişilere emek verirseniz, yalnız kalırsınız. Küfür ederseniz, el üstünde tutulursunuz. Saygı gösterirseniz unutulursunuz. Hakaret ederseniz baş tacı olursunuz.
Ortaya çıkan bu tablo, sadece bir stant görüntüsü değil; aynı zamanda siyasetin nasıl bir karakter sınavından geçtiğinin açık bir belgesidir. Dün hakaret edenlere bugün sarılanların sergilediği bu “örnek vefa”, gelecek nesillere anlatılacak türden bir siyasi ders niteliğindedir.