Esenler Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkan Adayı Soner Karabulut, Esenler’de görev yapan basın mensuplarıyla düzenlenen kahvaltılı toplantıda, diğer başkan adayı Şükrü Şahin’in iddialarına çok sert ifadelerle yanıt verdi. Karabulut, kamuoyuna yansıyan söylemlerin artık “siyasi rekabet” sınırlarını ve saygı hudutlarını da aştı doğrudan iftira, algı operasyonu ve kamuoyunu yanıltma boyutuna ulaştığını belirterek, suskunluk döneminin sona erdiğini ilan etti.
Karabulut, adaylık sürecinin başından itibaren bilinçli olarak polemikten uzak durduklarını vurgulayarak, “Biz bu yarışın seviyeli, nezaketli ve projeler üzerinden yürümesini istedik. Gerilim üretmedik, kavga dili kurmadık, kişisel saldırılara girmedik. Ancak Şükrü Bey her ortamda mikrofonu eline alıp bizi asılsız iddialarla hedef alıyor. Bu artık eleştiri değil, sistemli bir karalama kampanyasıdır. Ve bu noktadan sonra buna sessiz kalmayacağız” dedi.
“4 Yılda 4 Proje Yaptırmadılar” Yalanı
Şükrü Şahin’in sık sık dile getirdiği “4 yılda bana 4 proje yaptırmadılar” söylemine sert çıkan Karabulut, bu iddiayı açık bir algı çalışması olarak nitelendirdi. Karabulut, “Allah rızası için esnaf için ne getirmiş de biz engellemişiz? Bir tane proje belgesi açıklasın. Bir tane. Eğer böyle bir proje varsa, bugün istifamı veririm, başkanlıktan çekilirim. Bu kadar net, bu kadar açık konuşuyorum” diyerek kamuoyu önünde açık çağrı yaptı.
Karabulut, iddiaların sadece sözden ibaret olduğunu belirterek, hukuki zemine dikkat çekti. “Burası bir hukuk devleti. İddia varsa belge olur. Suç varsa savcılık olur. Madem bizim engellediğimiz projeler var, neden benim ya da yönetici arkadaşlarım hakkında tek bir suç duyurusunda bulunmadı? Çünkü ortada proje yok, belge yok, gerçek yok. Sadece algı üretimi var. Bu da siyaset değil, manipülasyondur” ifadelerini kullandı.
“Yolsuzluklara Bulaşmıştı, Odayı Kendi Çıkarına Kullanıyordu”
Karabulut’un açıklamalarındaki en sert bölüm, Şükrü Şahin’in geçmiş dönem yönetimine ilişkin iddialar oldu. Karabulut, süreci detaylarıyla anlatarak, “Kendisi yolsuzluklara bulaşmıştı. Odayı esnafın menfaati için değil, kendi çıkarları doğrultusunda kullanmaya çalışıyordu. Yanlışlarını gördüm, uyardım. Bana söylediği söz şuydu: ‘Oğlum sen ne diyorsun, bu böyle gelmiş böyle gider, sana ne.’ Bu cümle benim için kırılma noktasıdır” dedi.
Bu sürecin vicdani bir hesaplaşmaya dönüştüğünü ifade eden Karabulut, “Günlerce uyuyamadım. Vicdanen rahat edemedim. Sonra tekrar konuştum. ‘Başkan, yanlış yapıyorsun. Senin günahlarına ortak olamam’ dedim. Bu durumu yönetici arkadaşlarımla da paylaştım. Sonrasında başkanın görevden uzaklaştırılması için resmi başvurularımızı yaptık. Süreç işletildi, hukuki yollar denendi. Görev süresi içinde görevden alınmadı ama biz doğru bildiğimiz yoldan dönmedik” şeklinde konuştu.
Araç Satışı Polemiği: “İmzayı Kendi Attı, En Yüksek Fiyata Satıldı”
Şükrü Şahin’in “oda aracı zararına satıldı” iddiasına da belgeli yanıt veren Karabulut, aracın kullanım sürecini ve satış kararını ayrıntılı şekilde anlattı. Karabulut, “O araç Şükrü Bey tarafından şahsi işlerinde kullanılıyordu. Oda aracı, esnafın malı olmaktan çıkmış, bir kişinin özel aracı haline gelmişti. Bu durum doğrudan esnafa külfetti. Bu nedenle satış kararı alındı. Birden fazla yerden fiyat alındı ve en yüksek teklif kabul edildi. Araç en yüksek bedelle satıldı” dedi.
En kritik noktanın altını ise net çizdi: “Şükrü Bey ve birlik yöneticileride bu satışın altına imza attı. Madem zarar vardı, oda başkanı olarak neden imza verdi? Bugün çıkıp ‘zarar ettirildi’ demek, hem hukuki hem ahlaki olarak tutarsızlıktır. Bu, gerçeği çarpıtmaktır. Bu, kamuoyunu kandırmaktır.”
“İftira Belgeyle Olur, Belge Yoksa Bu Utanmazlıktır”
Karabulut, söylemini daha da sertleştirerek açık mesaj verdi: “İftira atan insan iftirasını belgelemek zorundadır. Belge yoksa bu siyaset değildir. Belge yoksa bu muhalefet değildir. Bu düpedüz iftiradır. Benim söylediğim her şey belgeli. İsteyen herkese, her kuruma bu belgeleri sunmaya hazırım.”
“Ak Liste Değil, Kara Listededir”
Şahin’in “ak liste” söylemine sert karşılık veren Karabulut, “Bizim yüzümüz ak. Onun ‘ak liste’ dediği şey ak liste değil, kara listedir. Ak olacak bir tarafı kalmamıştır. Esnafın vicdanında da, kamuoyunun gözünde de bu tablo nettir” dedi.
“Bu Koltuklar Saltanat Yeri Değil”
Açıklamasını güçlü bir siyasi mesajla tamamlayan Karabulut, “Biz koltuk için değil, icraat için adayız. İki dönem sonra aday olmayacağımızı da açıkça deklare ettik. Çünkü bu koltuklar kimsenin babasının malı değildir. Kimsenin esnafın sırtından geçinmeye, esnafı kandırmaya, esnafı aldatmaya hakkı yoktur. Bu düzen değişecek” ifadelerini kullandı.