Esenler Rizeliler derneği önceki dönem Başkanı Süleyman Kahveci’ye göre bu çadırlar, Ramazan ayının özünde yer alan paylaşma, yardımlaşma ve sosyalleşme kültürünü yeniden canlandırırken, toplumun farklı kesimlerini aynı çatı altında buluşturuyor. Bu birliktelik, sadece geleneklerin yaşatılması değil, aynı zamanda toplumsal bağların güçlenmesi açısından da büyük önem taşıyor.
STK’LAR: HALKIN SESİ, DEMOKRASİNİN TEMİNATI
Sivil toplum kuruluşlarının toplum için taşıdığı öneme dikkat çeken Kahveci, STK’ların halkın sesi, gözü ve kulağı olduğunu ifade etti. STK’ların, siyasetten bağımsız bir şekilde vatandaşların sorunlarına dokunan, çözüm arayan ve toplumsal bilinç oluşturan yapılar olduğunun altını çizdi.
STK’lar yalnızca belirli dönemlerde değil, hayatın her alanında dayanışma kültürünü yaşatmakla sorumludur. Ramazan ayı, bu ruhun görünür hale geldiği özel bir zaman dilimi olsa da, sivil toplumun görevi bu anlayışı yılın her günü sürdürmektir. Çünkü güçlü bir toplum, ancak güçlü bir sivil dayanışma ile mümkündür.
HEMŞERİ DERNEKLERİ KÜLTÜRÜ YAŞATIYOR, TOPLUMU BİRLEŞTİRİYOR
Esenler’de faaliyet gösteren hemşeri derneklerinin meydanda kurdukları stantlar, sadece kültürel tanıtım alanı değil, aynı zamanda toplumsal birlikteliğin bir göstergesi oldu. Kendi imkanlarıyla bu organizasyonlara katkı sunan dernekler, dayanışmanın ve ortak yaşam kültürünün en güzel örneklerini sergiledi.
Bu çalışmalar sayesinde farklı şehirlerden gelen vatandaşlar birbirlerini tanıma fırsatı bulurken, kültürel zenginlikler de gelecek nesillere aktarılıyor. Bu buluşmalar, barışın, kardeşliğin ve birlikte yaşama iradesinin sahadaki en somut yansıması olarak öne çıkıyor.
STK’ların Temel Görevi: Adalet, Katılım ve Toplumsal Bilinç
Sivil toplum kuruluşlarının görevleri yalnızca sosyal etkinliklerle sınırlı değildir. STK’lar, bireylerin toplumsal sorunlara duyarlılığını artıran, vatandaşların haklarını savunan ve demokratik katılımı güçlendiren en önemli yapılardan biridir.
Bu kuruluşlar, toplumun farklı kesimleri arasında köprü kurarak ayrımcılığın önüne geçer, ortak değerler etrafında birleşmeyi sağlar. Aynı zamanda vatandaşların sorunlarını daha iyi anlamalarına yardımcı olur, birlikte hareket etme bilincini geliştirir ve demokratik kültürün yerleşmesine katkı sunar.
En önemlisi ise STK’lar, adaletin savunucusu olarak haksızlık karşısında sessiz kalmayan, toplumun vicdanını temsil eden kurumlardır. Demokratikleşme mücadelesinde her zaman ön safta yer alan bu yapılar, güçlü bir toplumun vazgeçilmez teminatıdır.
Güçlü Toplumun Anahtarı: Güçlü Sivil Toplum
Sivil toplum kuruluşları yalnızca etkinlik düzenleyen yapılar değil, toplumsal birlikteliğin, dayanışmanın ve demokrasinin taşıyıcı kolonlarıdır. Ramazan meydanlarında kurulan çadırlar bunun en güzel örneklerinden biri olurken, asıl önemli olan bu ruhun hayatın her alanında yaşatılmasıdır
Çünkü güçlü STK’lar, güçlü bir toplumun en önemli güvencesidir” dedi.

