“Kanada, Singapur, Belçika, Mısır, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Fransa, Almanya, İspanya, İtalya ve Endonezya… Bu ülkelerin her biri, karadan ulaştıramadıkları insani yardımları Filistin’e havadan gönderdiler.
PEKİ TÜRKİYE YAPTI MI? YAPMADI.
Silahlı kuvvetlerde bu konunun en yetkin isimlerine sorduk. Dediler ki: ‘Amerika Birleşik Devletleri’nden sonra hava indirmede en tecrübeli, en güçlü ordulardan biri Türk Hava Kuvvetleri’dir. Bir talimat verilirse, biz Filistin’e gider, oradaki açlığı, susuzluğu gökyüzünden yağdıra yağdıra bitiririz.’
Ama bu bir siyasi karar gerektirir. Soruyorum: Bu siyasi kararı almaya cesaretiniz var mı?
Filistin’de 300 çocuk açlıktan ölüyorsa, bunda vebal bütün dünyanınsa, en büyük vebal bizim değilse kimindir?
Kanada’nın, Birleşik Arap Emirlikleri’nin, Mısır’ın, Singapur’un cesaret ettiği şeyi biz neden yapmıyoruz? Sebebi nedir? Sayın bakanlarım, sayın başkanlarım… Gözünüzün içine bakarak soruyorum.
1974’te, bütün dünya ‘yapmayın’ derken, o günün imkânsızlıklarıyla, o günün teknolojisiyle Türk Hava Kuvvetleri sadece asker değil, tanksavarları, mühimmatı, hastaneleri adaya indirdi.
Bırakın şimdi de Filistin’deki açlığı bitirsin.
Bu kararı vermek için bu Meclis çalışmaya devam etmelidir.
Biraz geçmişi hatırlayalım. Beğenmediğiniz o eski Türkiye’de, Cumhuriyet Halk Partisi ile Milli Selamet Partisi koalisyon kurabiliyordu. O koalisyon Filistin için her türlü desteği verebiliyordu. ABD’ye meydan okuyabiliyordu.
Bu iktidar, Trump’la yürüttüğü ilişkiye rağmen, Türkiye’ye her türlü tehdide rağmen diplomasiyi sonuna kadar zorlayabiliyordu. Sonra ‘Ayşe tatile çıksın’ denilebiliyordu.
Kıbrıs’ta, ‘Acaba bu gece bizi mi katledecekler?’ diye bekleyen masum kızlar gökyüzüne bakıp ‘Bizimkiler!’ diyebiliyordu.
Peki, Filistin’deki çocuklara ‘Bizimkiler geliyor!’ dedirtebilecek misiniz?
Ben oraya asker gönderin, silah gönderin demiyorum. Mama gönderin, su gönderin, un gönderin, ekmek gönderin! Bunu yapmadan bu millet sizi burada oturtmaz, arkadaşlar… Oturtmaz!”