Kamu adına, Esenler halkı adına görev yaptığını düşüntüğümüz bu ikilinin tavırları, CHP’li Grup Sözcüsü Yaşar Çağlayan’ı değil, aslında Esenler halkının tamamını çileden çıkardı.

AKP’li Hüseyin Aksoy, seçimle meclise girdi, yetmedi; AKP grubunun oylarıyla divan kâtibi koltuğuna oturtuldu. Ancak o koltuğun ne anlama geldiğini öğrenmek zahmetine bile girmedi. Meclis oturumları boyunca bir divan üyesi olarak tarafsızlık ilkesiyle harekt davranmayarak, savrulan birisi olarak , kahve köşesinde laf atan bir siyasi provokatör gibi davranmaya devam ediyor.
Divan kâtibi; konuşmacıya laf atmaz, sataşmaz, yorum yapmaz, siyasi tartışmaya girmez. Bu, meclis teamüllerinin en temel kuralıdır. Ancak Aksoy, bu temel bilgiden bihaber şekilde CHP Grup Sözcüsü Yaşar Çağlayan’a “Boş konuşuyorsun” diyerek hem oturduğu koltuğu kirletti hem de meclisin saygınlığına gölge düşürdü.
DİVAN TARAFSIZDIR. Divanda oturan kişi hakemdir, oyuncu değil. Siyaset yapmak istiyorsan, o koltuktan kalkarsın, meclis sırasına geçersin, söz alırsın.
Ama belli ki Hüseyin Aksoy için kurallar, yalnızca muhalefeti susturmak için var. Hüseyin Aksoy, tüm meclis oturumlarında olduğu gibi ocak ayı meclis oturumunda da tarafsızlık yemini etmiş bir divan üyesi gibi değil, kahve köşesinde laf atan bir siyasi provokatör gibi davrandı.

GELELİM AKP’NİN BİR DİĞER “SESSİZ AMA GÜRÜLTÜLÜ” MECLİS ÜYESİNE: İLYAS DURAS’A
Yerel seçimlerden bu yana meclisin en devamlı isimlerinden biri. Ama nasıl bir devamlılık? Yaklaşık 100 meclis oturumu…
Bir gün olsun kürsüye çıkıp tek bir kelime etmeyen, tek bir öneri sunmayan, tek bir sorun dile getirmeyen bir “parmakçı.”
ANCAK YANLIŞ ANLAŞILMASIN: Duras meclisin en suskun üyesi olabilir ama aynı zamanda en çok konuşanlardan biri! Nasıl mı? Oturduğu yerden laf sokarak. Konuşan üyeye laf yetiştirerek. Meclisi trol mantığıyla provoke ederek.
Esenler’in çöpü, trafiği, imarı, geçim derdi, gençliği, kiraları, yoksulluğu varken; bu zatın tek mahareti, kürsüde konuşanı provoke etmek. İnsanın aklına şu soru geliyor:
Esenler halkı bu ismi “Sorunlarımızı çöz” diye mi seçti, yoksa “Git mecliste laf sok” diye mi?
Ama AKP açısından bakınca tablo çok net:
Konuşmayan, sorgulamayan, sadece el kaldıran…
Yani tam aranan profil.
Esenler Belediye Meclisi, AKP’li üyelerin elinde halkın sorunlarının konuşulduğu bir yer olmaktan çıkmış; kuralsızlığın, seviyesizliğin ve siyasi kibirin sahnesine dönüştürülmüştür.
Bu tabloya bakıp hâlâ “Her şey yolunda” diyen varsa, ya meclisi izlemiyordur ya da olan biteni gayet iyi biliyordur.