Tarih: 20.01.2026 23:42

HALK ERDOĞAN VE BAHÇELİ’Yİ ALLAH’A HAVALE ETTİ

Facebook Twitter Linked-in

Yoksulluk Büyüyor, Saray İktidarı Seyrediyor. Ülkenin ezici çoğunluğu geçim derdiyle boğuşurken, Saray ve ortakları bu yangını izlemekle yetiniyor.

ÜLKEYİ YÖNETEMEMENİN FATURASI HALKA KESİLİYOR

Erdoğan ve Bahçeli ikilisi, ülkeyi yönetememenin bedelini halka ödetiyor. Krizi çözmek yerine derinleştiriyor, ateşi benzinle söndürmeye çalışıyorlar. Sonuç ortada: Daha büyük bir isyan, daha derin bir yoksulluk, daha ağır bir çaresizlik.

Esenler'de Manzara Korkunç: Konuşan Yok, Yutkunan Çok

Esenler'i boydan boya gezdik, gördük, dinledik. Manzara içler acısı. Vatandaş konuşamıyor; yutkunuyor, gözleri doluyor. Esnaf dertli, müşteri perişan. Tezgâhlar açıldığı gibi kapanıyor. Siftah yapamayan esnaf bu düzeni kuranları ve yönetenleri "Allah'a şikâyet ediyor."

ÇARŞI PAZAR YANGIN YERİ

Çarşı pazar gezen yurttaşın hali de farklı değil. Eve eli boş dönen milyonlar, çaresizlik içinde Erdoğan'ı ve Bahçeli'yi Allah'a havale ediyor. Bu tablo tesadüf değil; bu bir tercih. Bilinçli bir yoksullaştırma politikası, planlı bir yağma düzeni.

ZENGİNLİK BİR AVUÇ ZÜMREYE, SEFALET HALKA

Madenler, sular, yeraltı zenginlikleri bir avuç zümreye peşkeş çekilirken; ülkenin gerçek evlatları yabancılaştırılıyor, açlığa ve yoksulluğa mahkûm ediliyor. Bu düzen ne adil ne de sürdürülebilir.

SAĞLIK SİSTEMİ ÇÖKTÜ, ECZANELER BORÇ DEFTERİ TUTUYOR

Eczacılar borç defteri tutuyor. Emekli ilacını parayla değil, borçla alıyor. Sağlık sistemi çökmüş durumda. MR, röntgen, EKG için aylar sonrasına gün veriliyor.
Bir emeklinin reçetesi 1124 lira. Cebinden çıkması gereken fark 507 lira. Sorusu tek: "BU ALLAH'A REVA MI?"
Ardından beddua geliyor. Adres belli: Erdoğan ve Bahçeli.

"Kader" Diyerek Yoksulluğu Meşrulaştırıyorlar

Yoksulluk kader değil. Ama bu iktidar yoksulluğu kader diye yutturmaya çalışıyor. Zenginlik yandaşlara, sefalet milyonlara reva görülüyor. "Alın yazısı" diyenlere halkın cevabı ise net: Noktalı, virgüllü, çok ağır bir selam.

PROPAGANDA HER YERDE, ADALET HİÇBİR YERDE

Yetmezmiş gibi billboardlardan yalan akıyor. Bir kere halkın iradesine, özgürlüklere pranga vurulmuş. AKP propagandası, halkın aklıyla alay edercesine her yeri kaplamış durumda. Gerçekleri söyleyenler hedefte, muhalefet mahkeme koridorlarında süründürülüyor.
Savcılar sus pus, adliye kapıları halka kapalı. Adalet saraya endekslenmiş durumda. Hukuk yoksa umut da yok. Vatandaşın sığınacağı tek kapı kalıyor: Yaradan.

DUA DEĞİL, AÇIK BİR İSYAN

Tarlada ürünü yanan çiftçi, fabrikada emeği sömürülen işçi, emekliyi dilenci yerine koyan bu düzenin hesabı adalette sorulmalıydı. Ama adalet yok.
O yüzden halk artık sadece sandığa değil, duaya sarılıyor. Ama bu dua bir yakarış değil, açık bir isyan. Bu isyan toplumsal muhalefeti yarattı.

Vatandaşın dilinde tek cümle var:
"Allah'ım, bunları sana havale ediyoruz."

BİR MEMLEKET YANIYOR

Ozan Mollaoğlu'nun dizeleri bu düzeni en çıplak haliyle anlatıyor:
"Yanıyor memleket, içim yanıyor…
Yok mudur dur diyen, bu oyunu bozan?"

Bugün sadece ormanlar yanmıyor; vicdanlar da kül olmuş durumda. Can taşıyan ama dili olmayan hayvanlar kaçışıyor. İnsanın içindeki merhamet kurumuş. 

Bu çöküşün adı belli: ERDOĞAN–BAHÇELİ İKTİDARI.
Halk yoksul, ülke yanıyor, iktidar hâlâ masal anlatıyor. Ama bilinmeli:
Bu Yangın, Bir Gün O Masalları Da Kül Edecek. İnanın Toplumsal muhalefet ayağa kalktı….Her Şey Çok Güzel Olacak…

Al sana sağlık devrimi al sana soygun rakamı

 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —