Örgütten sorumlu İlçe Başkan Yardımcısı Ramazan Aydın ise sosyal medya kürsüsünden din uleması ciddiyetiyle vaazını verdi. Hal böyle olunca parti binası da ister istemez küçük bir dergâh atmosferine kavuştu. CHP Esenler ilçesi Kemal Dede sayesinde cemevi oldu… Tabii bu manevî yükseliş, örgütte pek uhrevî bir huzur doğurmadı. Tam tersine, CHP Esenler İlçesi karpuz gibi ikiye bölündü. Bir yanda "Dede Hazretleri", diğer yanda "Eski Sosyalist Ulema"… Cemaatler saf tuttu, kartlar açık oynandı.

ESKİ SOLCU ULEMANIN İSTİFA HUTBESİ
Ramazan Aydın sosyal medya hesabından istifasını ilan ederken, Kemal Şahin'e de bolca nasihat etti. Metin, CHP Esenler'in karmakarışık olduğunu, partinin sağa doğru devrildiğini ve örgütte biat kültürünün güçlendiğini anlatıyordu.
Aydın, "İlçe Başkanlığı kişisel alan değildir" diyerek DEDE KEMAL ŞAHİN'E seslendi. İlçe başkanlığının güç gösterisi yeri olmadığını, kurumsal kimlik gerektirdiğini söyledi. "Gerçek liderlik herkesi susturmak değil, herkesi dinlemektir" diyerek de adeta siyasal bir vaaz verdi.
Ancak nedense bazı gerçekler eksik kaldı. Mesela ilçenin neden tek sesli hâle geldiği, neden farklı kesimlerin artık uğramadığı, neden örgütün yarısının kendini dışlanmış hissettiği… Neden Alevi inancını yerine getiren ve büyük bir kitle toplayan Cemevi yönetimi ve Cemevleri kıskanıldı? O kısım biraz daha "mahrem" bırakıldı.Bu kıskançlık CHP ilçe binasını cemevine döndürdüğü aleni ortada olduğunu yüreklice söylemedi.
DEDE HAZRETLERİNİN YÖNETİM TARZI
Aydın'ın açıklamasında Kemal Şahin'in agresif, buyurgan ve öfkesine hâkim olamayan bir yönetim anlayışı sergilediği iddiası da vardı. "Ekipleşme sosyal demokrat ruha aykırı" denildi. Ne var ki iş pratiğe gelince, Esenler'deki CHP örgütü tam da ekipleşmenin en saf hâlini yaşıyor. Kongreyi kazanmanın örgütün tamamını kazanmak anlamına gelmediği hatırlatılıyor ama görünen o ki kazanan taraf, kupayı da alıp sahayı da kapatmış durumda.
Bu arada yorum yapan bazı partililer ise öyle bir eğilip bükülüyor ki, insan delikanlılık kavramının sözlükten çıkarıldığını sanıyor. Herkes bir şekilde safını belli ediyor ama kimse açık açık konuşmaya cesaret edemiyor.
RAMAZAN AYINDA ADALET İMTİHANI
CHP Esenler'de Maneviyat Yükseldi, Siyaset Askıya Alındı Şimdi gözler bu manevî kavganın nereye varacağında. Özellikle ramazan ayında ilçeye gelen yardımların kimlere, hangi ölçüyle dağıtılacağı ayrı bir merak konusu.
"Muhterislik" denilen şey, siyasette en pahalı duygudur. Kısa vadede koltuk kazandırır ama uzun vadede partiyi eritir. Esenler'de yaşanan bu tablo, CHP'nin yerelde nasıl içe kapandığını ve kendi içinde nasıl sert fay hatları oluşturduğunu gösteriyor.
CHP'Yİ BEKLEYEN BÜYÜK SIKINTI
Eğer bu muhterislik yarışı böyle devam ederse, mesele sadece iki ismin kavgası olarak kalmayacak. Örgüt daralacak, seçmen uzaklaşacak, parti kendi iç hesaplaşmalarıyla meşgul olurken Esenler'de siyaset başka aktörlerin eline geçecek.
CHP, Türkiye'de iktidar iddiası konuşurken Esenler'de bir "iç iktidar savaşı" verirse, bunun bedeli ağır olur. Çünkü seçmen kavga değil çözüm görmek ister.
Dede ile ulemanın bu kavgası, eğer aklıselimle son bulmazsa, CHP Esenler için değil sadece, CHP'nin geneli için de ciddi bir alarmdır.
Biz de bu manevî ve siyasî yolculuğun takipçisi olmaya devam edeceğiz. Bakalım dergâh siyasete mi dönecek, yoksa siyaset tamamen tasavvufa mı teslim olacak?