1 Sağlık Bütçesi Hastalığa Çalışıyor, Sağlığa Değil
Kaynakların %95'i tedaviye gidiyor; korumaya ayrılan pay sembolik. Sistem sadece tedavi etmeye programlı. Oysa koruyucu hekimlik güçlendirilse, hem insan ömrü uzar hem bütçe de büyük tasarruflar olur.
2- Ruh Sağlığı Korunmak için uğraşılmıyor
Psikolojik destek ve önleyici ruh sağlığı hizmetleri yok sayıldı. Sonuç: artan intiharlar, bağımlılıklar, şiddet. Bir okul psikoloğu, bir mahalle danışmanlığı sistemi yerine acil servislerde kriz sonrası yatışları finanse ediliyor.
3- Şeker Hastalığı (diyabet) Salgını: Önlem olmak mümkün, Tedaviye Mahkûm Ediliyor
Sağlık bütçesi, kronik hastalıkların son evresindeki pahalı ilaçlara gidiyor. Oysa koruyucu hekimlik, okullarda sağlıklı beslenme ve hareket bilinci oluşturabilseydi; bugün diyaliz merkezlerine ve insüline harcanan milyarlarca lira cebimizde kalırdı. Yanlış gıda politikalarıyla halkı hasta edip, sonra tedavi etmeye çalışmak ekonomik bir intihardır.
4- Aile Hekimi veri girşi yapıyor, ilaç yazabiliyor. Hastayla ilgilenemiyor
Koruyucu hekimliğin omurgası olan aile hekimliğidir. Fakat performans ve nüfus yükü altında eziliyor. Hastaya yaşam tarzı danışmanlığı yapılamıyor, reçete yazılabiliyor ancak. Oysa bir sigara bırakma görüşmesi, onlarca kalp krizi ve felci önleyebilirdi.
Milyarlık dev binalar inşa ediyoruz ama mahallemizdeki Aile Sağlığı Merkezleri (ASM) kira ve fatura yükü altında eziliyor. Hastaneye gitmeden çözülecek binlerce vaka, sevk zinciri olmadığı için sistemi kilitliyor. Erken teşhisle kurtulacak hayatlar, poliklinik sıralarında "beş dakikalık muayene" süresi reva görülüyor. Birinci basamak sağlık hizmeti kaan kaybediyor.
5- Paran Varsa Aşı, Yoksa Hastalık
Bebeklik dönemi aşıları aksıyor, HPV gibi hayati aşılar ise bütçe dışı kalarak lüks haline geliyor. Koruyucu hekimliğin en güçlü kalesi olan aşılamadaki zafiyet, unuttuğumuz salgınları (kızamık, çocuk felci) kapımıza dayadı. Çocuklarımızı hastalanmadan korumak yeRine, yoğun bakımlarda yer aramak zorunda kalıyoruz. Bu, toplumun geleceğine ihanettir.
6- Çevre Felaketleri ve Meslek Hastalıkları
Hava kirliliği, kirli su kaynakları ve iş yerindeki güvensiz koşullar her gün binlerce insanı hasta ediyor. Koruyucu hekimlik sadece bireyi değil, çevreyi de denetlemelidir. Fabrika bacasından çıkan dumanın akciğer kanseri yaptığı biliniyorken, sadece onkoloji servisi açmak çözümü değil; sorunun kaynağını görmezden gelmektir.